Dağınıklık

  Ya yemek yapacağım ya evi toplayacağım Abidin. İkisi aynı anda olmuyor 😂 zorluyor. Hem ne gerek var? Üzerinden atlarken spor olmuş oluyor. Birkaç gündür (en az bir haftadır 🙈) yemek yapmayı seciyordum. Bugün piyangodan ev toplama çıktı. Eh! Hadi bakalim şöyle bağıra bağıra söyleyebileceğimiz bir müzik de açalım ❤ Tamaaam. Reklamlar Okumaya devam et Dağınıklık

Kadınları En Çok “Köysüzlük” Zorluyor

Sevgili anneler, Bugün midemde kramplara ve kalbimde ağrıya yol açan bir adaletsizliği daha fazla taşıyamadığım için size yazıyorum. Kadın, erkek veya çocuk herkes bundan etkilense de, ağırlığını en çok annelerin hissettiği bu adaletsizlik, onların zaten taşımaya kodlandığı “dünyanın yükü”nü daha da artırıyor. Hatta anneler onun hızla yayılan ve derin yaralar açan belirtilerini hafifletmekte de aşırı derecede sorumlu hissediyorlar. Bu sorun “köysüzlük”; çünkü bir çocuğu yetiştirmek için bir köy gerekiyor. Köyden kastım; evlerden, binalardan oluşan, kasabadan küçük, mahalleden büyük ve kırsalda bir yer değil elbette. Kastım nispeten küçük, farklı nesillerden oluşan toplulukların doğasında var olan bir yaşam biçimi. Birbirini iyi tanıyan, … Okumaya devam et Kadınları En Çok “Köysüzlük” Zorluyor

O kadar da şe’etmemek lazım!

Kızım bu gece sekizde uyudu ama gün oluyor gece uyumak bilmiyor. Hem sonra bazen benim pilim bitiyor,delleniyorum evdeki herkese çatıyorum,sonra onlar da bana çatıyor,desibel bir alçalıp bir yükseliyor,sakinleşiyoruz.Geçiyor. Kızım bazen mutsuz. Ben de bazen mutsuzum. Kocam da bazen mutsuz. Biz bazen baya baya mutsuzuz. Bazen tutturuyor mesela boncuk ya da yemek yemeden uyuyor.Bir şeye kızdı mı elindekini fırlatıyor.Bir defasında öyle hasta olduk ki üç gün 40 derece ateşle yattık ikimiz de.Sonra zencefildi, ıhlamurdu,uyuduk geçti. Bir keresinde şiddetli ve hızla yayılan bir rahim enfeksiyonu geçirdim ve aaaaa çok ayıp bir kutu antibiyotik içtim! Bir ara evde ekmek yoktu çünkü yapasım yoktu,Asım … Okumaya devam et O kadar da şe’etmemek lazım!

Çekirdek Aile Çatırtısı

Anne, baba ve cocuktan olusan cekirdek ailemizde karisanimiz gorusenimiz olmadan kafamiz rahat olsa da bu iste bir yalnızlık var aslında. Cocuğu sıkıntımızla başbaşa olmaya mecbur birakan bir yalnızlık. Dünyamızın nasıl da daraldığı üzerine düşünüyorum nicedir; evin ve çekirdek ailenin etrafında gittikçe küçülüyor sanki. Kalabalıklarımız azalıyor. Görüşmelerin arası açılıyor. Evimizin duvarları kalınlaşıyor. Akrabalarımızla olan kan bağımız, yargılanma ve müdahale korkusunu aşamıyor. Anne, baba ve çocuklu çekirdek çatırdıyor. Çünkü hem bizim hem çocuklarımızın ihtiyaç anlarında gidecek kimseleri yok ve bu yüzden çocuklarımızın, eşimizin ve kendimizin her türlü ihtiyacını sadece bizim karşılamamız gereklilik haline geliyor. Bir kaç nesildir gittikçe “yoğunlaşan ve yalnızlaşan” ebeveyn … Okumaya devam et Çekirdek Aile Çatırtısı

Görevler ve Suçluluk Hissi

      Sabah mutfaktan gelen tıkırtılarla uyanıyorum. Asım uyanmış, kahvaltılıkları çıkarıyor, boncuk kızım şarkı mırıldanıyor. Bir on dakika daha veriyorum kendime. Sıcacık yatakta bir on dakika daha… Ama yok, bir huzursuzluk kaplıyor içimi. Kültür Ana konuşuyor içimde sinsi sinsi. Kalkmış ve kahvaltıyı hazırlıyor olmam gerekirdi şimdi. Keyifle kalamıyorum o tatlı uykuda bir on dakika daha. Gizli bir telaşla kalkıyorum ve mutfağa yollanıyorum. Akşam yemek yap(a)madığım için dışarıdan bir şeyler söylüyorum ama lokmaların arasında o gün neden yemek yapmadığımı anlatıyorum. Yorgunluğumun bir açıklaması olmalı çünkü. Neden ki? Suçlu muyum? Eşim atleti kalmayınca atıverir hemen beyazları makinaya. Aha! İşte yine aynı … Okumaya devam et Görevler ve Suçluluk Hissi

Çok Kötüyüm Gel

Bazen yoruluyorum. I ıh, bu kelime yetmedi: Boğuluyorum. O kadar boğuluyorum ki; kendime hayrım yokken evdeki küçücük çocuğa hiç hayrım dokunmuyor. Kaçmak, kendi başıma kalmak, saatler süren yürüyüşler yapmak veya koltukta öylece oturup kitaplığıma bakmak istiyorum. Kendimi dinlemek ve hiç bölünmemek. Bir de camdan dışarıyı izlerken arapsaçına dönmüş düşüncelerimi zihnimin çekmecelerine yerleştireceğim uzun araba yolculukları yapmak istiyorum sessiz. Belki sadece biraz müzik… Sözsüz. Evimin duvarına açılmış gizli bir odaya ihtiyacım var. Kimsenin beni bulamayacağı ama yokluğumun da anlaşılmayacağı bir oda. Duvarların içinde bir oda… Çok mu ütopik? Daha gerçeğini anlatayım: ‘Çok kötüyüm, gel’ diyebileceğim birine ihtiyacım var. Açıklama yapmak zorunda … Okumaya devam et Çok Kötüyüm Gel

KENDİN İÇİN ZAMAN ÇALMAK; ‘ANNE ZAMANI’NA YER AÇMAK

  Yorgundu kadın. İki göğsünün arasında ne zamandır nedenini anlayamadığı bir yumru vardı. Bir öfke bulutu ya da bir sinir topu. Kalbinde neşe, sevgi, umut veya keyif yeşermek istese de hep bulutun ardında kalıyordu. Kadın, bulutun kendisinden başka bir şey hissedemez olmuştu. Nefes alsa da dağılmıyor, uyumadan geçmiyordu. Belki bir şeylerle uğraşırsam geçer diye düşünüyor ama hiçbir şey yapmadan öylece oturmak istiyordu. Şimdiye odaklanamıyor, orada olamıyordu. Düşünmesi gerekti.. Nedenini bulamazsa bunu çözemeyecek, böyle gergin, sinir küpü bir kadın, anne olmaya devam edecekti. Nereden kaynaklandığını anlamaya çalıştı kadın. Sanki koşullar değişmişti ve bu, değişime verdiği tepkiydi. Bulaşık yıkarken, makinaya çamaşır atarken, … Okumaya devam et KENDİN İÇİN ZAMAN ÇALMAK; ‘ANNE ZAMANI’NA YER AÇMAK

MÜKEMMEL OLAMAYAN ANNE

  Mükemmel olamayan bir çocuk tanıyorum. Gitmesi beklenen yolun bütün taşları işaretlenmiş ne olacağı ona üç şıkta söylenmiş; öğretmen, avukat, doktor.. Sistem şıkları gündeme göre değiştirirken, olmak istediği ne varsa hobi olarak yapması tembihlenmiş.. Mükemmel olamayan bir çocuk tanıyorum. Küçücükken abla olunca, beklentilerden kafası karışmış Ne deniyorsa onu yapmak istemiş ama olmamış yapamadıkça kendine kızmış Ona verilenlere layık olamayınca, hep yerin dibinde kalmış. Mükemmel olamayan bir ergen tanıyorum. Olmak istediği, olduğu ve olması beklenen arasında kayıp. kendini bulamayan Eleştirilerin altına ezilen, olduğu gibi kabul görse büyüyecek aslında ama hep ötekileştirilen ‘sen aslında böyle bir çocuk değilsin’ denilen, bütün gün düşünse … Okumaya devam et MÜKEMMEL OLAMAYAN ANNE