Gerçek Güç

Bizler kültürel beklentilerle çocukların dünyasının sürekli yeni fırsatlarla yeni ufuklara doğru genişlemesi gerektiğine inanıyoruz. Oysa ben çocuklarımı izlerken ebeveynleri olarak bizlerin, çocuklarımızın kendi dünyalarında kurdukları ilişkilerin değerini bilmediğini, hatta bu ilişkileri gözden kaçırıyor olabileceğimizi düşünüyorum. Belki de onlara sınırsız olanaklar … Okumaya devam et Gerçek Güç

Var olmadığımız zamanlar…

“İnsanlar var olmadıkları zamanların hikayesini nasıl biliyor anne?” “Bazı ipuçları buluyorlar merakla baktıkları yerde. Kazıyorlar, topluyorlar, denizin dibine iniyor, dağların en tepesine çıkıyorlar… Sonra orada bizden çok önce var olmuş bilge taşlarla, ağaçlarla, kalıntılarla karşılaşıyorlar. Onlara bakarak, onları dinleyerek anlatıyorlar bu hikayeleri.” “Peki bu hikayeler gerçek mi?” “Tamamı gerçek mi, bilmiyorum. Emin olabileceğim birazı; en azından şimdi bu fosili elimde tuttuğum ve bu taşın bana söylediği kadarı: Mesela diyor ki bu yapraklar senden çok önce de vardı. Ama devamı “insanca”, insan gözünün görebileceği kadarıyla yazılmış bu hikâyeler cevap arayanlar için önemli… Arayanların buldukları onların gerçeği. Benim için en önemlisi bilmek … Okumaya devam et Var olmadığımız zamanlar…

İçsel Motivasyon ve Öğrenme Üzerine

Merak önüne geçilmesi en zor duygulardan biri. Minik bir kıvılcımla başlayıp çabucak dinebilir ya da koca koca alevli bir tutkuyu büyütebilir. İşin sonu nereye varırsa varsın güçlü bir arzudur, içimizdeki bir ihtiyaçtan doğar ve öğrenmeye susar. İnsan, meraklarının peşinden koşmak … Okumaya devam et İçsel Motivasyon ve Öğrenme Üzerine

Boz Göl ve Pelikanlar

Araziye gelmeden yolumuzun üstü Bozgöl. Bu yağmurlardan önceki hâli. Şimdi benim durup da resim çektiğim yer dizlerime kadar su… Bütün göletleri dolu görmek beni çok mutlu ediyor. Yalnız mutlu da değil… Güvende hissettiriyor. Pelikanlar uğramıştı dün bu göle. Bir yandan suyun üzerinde süzülüyor bir yandan avlanıyorlardı. Sonra gittiler. Bakalım bir daha ne zaman karşılacağız ve birbirimizi ne kadar tanıyacağız. Etrafa biraz dikkatlice baktığımda, öğrenme fırsatları ne kadar da çok… Ve bu beni hâlâ şaşırtıyor… Okumaya devam et Boz Göl ve Pelikanlar

Büyük Sorular

“İnsan, insandan çıkmalı. İlk insanın nasıl olduğunu bir türlü anlayamıyorum.” Ocak ’17 “Anne insanlari kim yaptı? Seni annen doğurdu, onu da onun annesi, onun annesini onun annesi… Peki ilk anneyi kim yaptı?” Nisan ’16 “Anne, arılar olmasaydı ne olurdu? Deniz olmasa? Su olmasa? Kollarimiz? İnsanlarin evleri olmasa? Peki ya filler, ağaçlar ……?” “Anne hiçbir şey olmasa ne olurdu? Boşluk bile olmasa?” Mart ’16 Küçük bedenler, büyük sorular… Kalbimi açtım, onu dinliyorum… Okumaya devam et Büyük Sorular

Kar yemek

  Günaydın kahvaltıda karla karnını doyuranlar!! Kuzey rüzgarına rağmen kar topu oynayanlar!! Günaydın 😊😊 Çocuklar çok acayip. İçgüdüleri, kadim insana dair kalıtsal aktarımları hala canlı ve güçlü. Bebekken kar veya buz yemek istediğinde engel olmaya çalışmış ama inatla yapmak istediğinde kendimi beklemeye almıştım. Yanılmamışım. Donup çözülmüş suyun yapısı değişiyor ve hücrelere girişi, bedendeki metabolik aktivitelere katılımı kolaylaşıyor. Kanı etkilediği için bütün bedeni etkiliyor. Erimiş su içenler daha az acikiyor (olley😂). Enerji veriyor ve birçok hastalığın iyilesmesine katkıda bulunuyor; şeker hastalığı, tansiyon, obezite, baş ağrıları… Enerji verdiğini kendimden biliyorum, içimini çok seviyorum. Bu yapilandirilmis su yapma yöntemlerinden de biri aynı zamanda. … Okumaya devam et Kar yemek

Sokakta Olmak Şahane!

Sokağa çıkmak çok şaşırtıyor onu her seferinde. O önde ben arkada yürüyoruz. Yağmur çiseliyor saçlarına arada durup damlaları yakalıyor. Sarı çitli bahçenin yanından geçerken yazın ona bostandan çilek veren amcayi anlatıyor. Ağaçları hatırlıyor sonra gezerken dalından meyveler kopardigimiz. Beyaz apartmanin kömürlügünden bir adam bembeyaz paçalı güvercinleri salıyor. Kanat çırpıyor, manevra yapıyorlar başımızın tam üzerinde. Hiç sıkılmadan uzun bir süre onları izliyor. İzlemeye doyunca hadi anne diyor. “Gidelim.” Tam o anda bir karga sürüsü gürültüyle havalanıyor. Bizimki acayip neseleniyor. Bir sokak seçiyor, su birikintilerinde zıplıyor. Yolda uzun uzun kuşlardan bahsediyor. Acikinca bir elma yiyor. Yol kenarinda tanıdık otları görünce isimlerini bağırıyor. … Okumaya devam et Sokakta Olmak Şahane!