Çürük Domates!

– Bedenden dışarı çıkmak isteyen şeyleri içimizde tutmak bize iyi gelmez Can İçim. Birikir birikir, şişkinlik yapar. Bazen hasta yapar. Bazen volkan gibi patlama yapar. Gözyaşı ve sözler öyledir. Çıkmak isterler ve akıp söylenip bedeni arındırırlar. – E o zaman neden geçen gün muhallebi bitti diye ağladığımda bana ağlama diye kızdınız? –  Evet, o gün sana ağlama, bunun için ağlamana gerek yok deyivermiştim ve biraz kızmıştım hatırlıyorum. – Sen kızınca ben daha çok ağlamıştım, çünkü daha çok üzülmüştüm. – Biliyorum. Aslında sana öyle dedikten sonra ben de bunun ikimize de iyi hissettirmediğini anladım. O gün biraz yorgundum ve yüksek sesi … Okumaya devam et Çürük Domates!

Ev işlerinin bitmeyen derdi

Bir gün geldi patlayacak gibi oldum cidden, öyle istemiyordum ki evi temizlemeyi burnumdan soluyordum resmen. Uzun bir seyahatten dönmüştüm ve evin hali yıldırmıştı baştan. Sadece zor değil, zul geliyordu. Nereden başlasam nasıl yapsam diye düşünerek geçirdim bir iki günü daha. Asım arazide evimizin temelinde çalışıyordu tüm gün, benim dizimdeki yırtık inşaat işine müsaade etmiyordu. Dolayısıyla evle ilgili işlerde yalnızdım bir süre ama boğucu bir zorunluluk hissi ile yapmak zorunda olduğumu düşündüğüm çoğu şeye karşı hissettiğim direnç kızdırıyor, dolduruyordu beni. “Ev işi” kavramıyla kurduğum ilişki çok ama çok zorluyordu. Kafamın içinden bir sürü düşünce geçiyordu, kimisinin benim hikayemde yeri bile yoktu ama … Okumaya devam et Ev işlerinin bitmeyen derdi

Şarkı

Yüzünde dolmuş bir ifadeyle geldi yanıma. Gözleri incilerle, yanakları söyleyemedikleriyle dolu… Tezgahın önünde dikilmiş yemek yapıyordum. Sarıldı bacağıma da konuşmadı hiç; bazen bilmiyor ne olduğunu kendi bile. Sormadım, zorlamadım ben de, sessizliğini paylaştım. Elimi kalbine koydum sonra. “Çok mu doldu burası? Çok fazla duygu?” “Hı hı” diyebildi sadece. Ağlamadı. Sarıldık. “Bana da oluyor bazen. İçime doluyor doluyor nefesim daralıyor ve nedenini bilmiyorum bile. Bak ne diyeceğim! Şarkı söyleyelim mi birlikte? Sesimizle çıksın hepsi dışarı?” Başını salladı. Mahsun mahsun “hayde”yi aç dedi Kazım’dan. Açtım. Ve biz söylerken sıkışmış herşey pencereden dışarı çıktı. Okumaya devam et Şarkı

10 Adımda Kötü Duygulardan Kurtulmak

İyileşmeye zorluyoruz kendimizi. Bir sorunumuzu yok etmeye odaklanıyor, bitsin, geçip gitsin istiyoruz. Olumsuz duygular ve düşüncelerden kurtulmanın 10 adımını öğrenmeye çalışıyoruz. Nasıl mutlu oluruz? Hep bu sorunun yanıtını arıyoruz. Bir duygudan kurtulmaya çalışmak savaşmak demek onunla ve hatta onun da savaş açması sana. Ne zaman kaçmaya, kurtulmaya çalışsan bir gün daha da sert gelir dayanır kapına. Başka başka yollar bulur inada biner iş; çünkü duygular da bizim gibi kabul görmeyip dinlenilmedikçe kabarıp kabarıp her taşın altından çıkar insanın karşısına. Kaçmak güzel bir seçenek insan hazır olmadığında, zamanı gelmediğinde ve henüz kendine gücü yetmediğinde. Ama bir gün toplarsan eğer cesaretini “olumsuz” … Okumaya devam et 10 Adımda Kötü Duygulardan Kurtulmak

Cümle Birikintisi

Çıkıyor işte ağızdan. Duymaya gerek yok, görüyorum kadınların gözlerinde… “Ben didinip çabalıyorum, sen ne iş yapıyorsun? Bir tek yemek, bulaşık! Ona bile söyleniyorsun!” “Sen şımartıyorsun bu çocuğu sonra da böyle her şeye ağlıyor!” “Sürekli hasta, bakamıyorsun sen bu çocuğa!” “Kaç kere söyledim bunu yeri değişmesin diye!” Sanırım en çok evlilikte ya da ebeveynlerle ilişkide birikiyor cümleler. En çok eşinden ve anne babandan duydukların üst üste diziliyor zihninde. Bulanık birikintilere dönüşüyorlar kalbinde. Sinirli oldukları bir anda suçlanıveriyorsun. O cümleyi alıyor, eğiyor büküyor, defalarca yeniden söylüyor, altından girip üstünden çıkıp canını yakıyorsun. Benzer anılar üşüşüyor sonra aklına. Daha önce birebir aynısını yaşamıştın; … Okumaya devam et Cümle Birikintisi