Şükran

Bu, mutfağımın penceresi… Kim bilir kaç defa hayal ettim kendimi burada. Önündeki lavaboda iş yaparken kaç kere baktım camdan, fıstığa tünemiş tavuklara, göletteki kazlara, yeşeren otlara ve bahçede oynayan çocuklara… Rüyamda kim bilir kaç kere düştü sabah güneşi bu pencereden bereketiyle tezgahıma. Doğru. O kadar çok aksilik çıktı ki bu sene neredeyse yitirmiştim umudumu. Ama yüksekliyor şimdi gövde, beliriyor çatısı yuvanın ve hatta seçiliyor evimiz yoldan; daha vadinin göründüğü ilk tepede. HTHayat’ta yeni yazı; hayal inşasında tıkanmak ve beklemek, beklemek, beklemek üzerine. Şükran Hayal kurmak ve bir hayale sahip olmak öyle iyi geliyor ki insana… Her gün uyanmak ve yeniden … Okumaya devam et Şükran

Sessizlik

Sosyal medyada yazılarımı paylaştığım son üç yılın en güzel taraflarından biriydi daha önce hiç yüzyüze görüşmediğim insanlarla kardeşmişçesine, kırk yıllık dostmuşçasına sarılmak. İlk Esra ve Bahardı, sonra (sıkıdurun saymaya başlıyorum!) Emine, Merve, Şeyda, Zekiye, Yasemin, Devrim, İlknur, Filiz, Beste, Flora’nın Ayşe, Özlem, Tijen, Umut, Selen, İdil, Erhan, Yonca, Emre, İrem Çağıl, Ayşe, Yeşim, Ahu, Ayşen, Gamze, Barış, Mustafa, Mayıs, Pınar, Burcu, Can, Nergis, Hüsra, Erdem, Emre Murat, Gökçe, Evrim, Ezgi, Senem, , Kübra, Yeliz, Eda, Zeynep Bilgi, Esra, Durukan, Melissa, Halime, Elif, Zümre, Elif Chandra, Ezgi, Aysel, Tolga, Seher, Sedef….(bitmiyordu😍) derken çoğaldı. Bir eylemde Onur ile karşılaşmamızı unutmuyorum hiç, can … Okumaya devam et Sessizlik

Bir şifa ve sevgi çemberi olarak bal

Bizden bal alanlar hep önce hesap numarası isterler havale yapmak için. Biz de deriz ki şimdi değil hele bir tadına bakın, şöyle bir parmaklayın da ondan sonra yollayın bize karşılığını. Çünkü isteriz ki bize keyif, sevgi ve mutluluk duygularıyla gelsin ne gelecekse. Sonra da bereketiyle katlanıp dönsün sevgi ve güvenlerini balla takas edenlere. Dostluk kurulsun aramızda, güven inşa olsun. Bu yüzden de büyümüyoruz fazla, alıcılarımızla ilişki kuramayacağımız kadar çok satış yapmak yarım bırakıyor alışverişi bizim nazarımızda. Paradan fazlası olsun diliyoruz çünkü elimize geçen. Arıların evrenden, bütünden aldığını, bizim aracılığımızla insanlar alsın, onların kalbinden de biz alıp geri verelim evrene yeniden. … Okumaya devam et Bir şifa ve sevgi çemberi olarak bal

Harita

Bazı insanlar vardır hani bilirsiniz. Işık saçarlar. Üzerlerine gölge eden inançlarını yıkmış ve izin vermişlerdir kendilerine parlamak için; içlerinde olanı ortaya koyabilmek için. Haberlere baktığımızda içimizi acıtan, içimize korku salan ne varsa elini taşın altına koyan, ipin bir ucundan tutanlardır onlar. Siz savaştan korkarsınız, onlar insanlardan çemberler, zincirler yaparlar ormanlarda. Birbirini hiç tanımayan insanların sarılmasına vesile olurlar. Duyulmayanın duyulmasına, görülmeyenin görülmesine, anlatılamayanın anlatılmasına ya da… Kimisi sadece yazıyordur ama öyle güzel anlatıyordur ki Aşk’ı. Aşık olursunuz o an. Onun sözcüklerini taşırsınız artık yanınızda. Siz küresel ısınmadan korkuyorsunuzdur; onlar toprağı onarmak için yola çıkmışlardır çoktan. Çoban olmuşlardır meralarda, ince düşünülmüş bir … Okumaya devam et Harita

Güç

Bu resimde üzerimdeki polar 17 yıllık. Eşofman altım ise 13. Genelde aynı şeyleri giyiyorum. İçimdeki siyah önü işlemeli t-shirtü beni tanıyan herkes bilir. İşlemesinin bir yeri dağılmış olduğu halde en sevdiğim, en rahat ettiğimdir. Diğer resimdeki tshirtler ise lise yıllarından kalma. Tam kıyafetlerim harbiden dökülmeye başladığında yetiştiler imdada. Annem eskiyen yerleri kesmiş ve yepyeni hale getirmiş 🙏❤️ Son beş yıldır kıyafet alışverişi yapmıyorum, rengi solmuş ya da eprimiş şeyler giymekle ilgili de bir sosyal kaygı beslemiyorum. Bunun nedeni sadece kaygısız, özgüvenli, dertlerini halletmiş olmak değil. Hatta bu sıfatların bazılarından pek emin bile değilim. Ama sosyal kaygı duymuyorum evet. Bana laf … Okumaya devam et Güç

Dünya’nın merkezi

Boncuk kızı almak için geldim Yalova’ya bu sabah. Önce bahçeden beslendim ve sonra hemen attım kendimi ormana; Erikli Yaylası’na. Davet edilmiştim zira orman tarafınca. Annemle ve boncukla topraklanma, ferahlama ve ormanın sessizliğinde yıkanma günü oldu bize. Kimsecikler yoktu orman ahalisi ve bizden başka bugün dağlarda. Bir anne gürgenin dalları altında açtık kendimizi göklere ve köklendik ağaçlar gibi derine, toprağın çok çok altına… İçimizde bize ait veya değil ne kadar negatif yük varsa Dünya’nın merkezine, herşeyin yıkanıp yunduğu çekirdeğine gitti. Sonra tertemiz ve saf yaşam enerjisi olarak ormanlara, kırlara döner belki. İşte bunlar da boncuk gözlü orman yengeçleri. Ve orman hasadı: Okumaya devam et Dünya’nın merkezi

Mezar Başı

Küçük civcivlerden ikisi kapamış gözlerini bu sabah. Boncuk kızla alıp uyur gibi görünen bedenlerini küçücük çukurlara koyuverdik ve kapattık üstlerini toprakla. Neden diye sordu bana, en küçük ve zayıf olanlar öldü? “Ama anlat bana, gece masalı gibi anlat.” “Yaşam; evrende hep en sağlıklı ve güçlü formunda var olmak istiyor. Bu yaşamı, çeşitliliği korumanın bir yolu. Bu civ civlerin yaşam enerjisi ve bedeni tavuk olarak yaşamak için yeterince güçlü değildi. Eğer yaşasalardı zayıf ve hasta olacaklardı. Belki sonra zayıf ve hasta tavuklar doğuracaklardı. Bütündeki tavukların var oluş gücünü zayıflatacaklardı. O yüzden onlar şimdi başka şeylere dönüşecekler. İçine güç katacakları şeylere… Belki … Okumaya devam et Mezar Başı