Nisan Yağmuru

View this post on Instagram Yağmuru çok başka buranın… İnsan kurumuş toprağa, yeşermiş binlerce çiçeğe can olacağını düşündükçe bir başka seviyor onu. Yağmurdan sonra yeşili başka yeşil oluyor mesela… Çiçekler sanki başka çiçek. Dere akmaya başlıyor, tohumlar patlıyor, susayan herşeye can geliyor. Döngüyü seziyor, yaşıyor, anlıyorsun. Yaşam, başka bir anlama bürünüyor. Sesler de değişiyor renkler kadar. Ve kokular… İnsanın yüzüne düşen her bir damlayı sevesi geliyor. Kokusunu boynuna saklayası.. Ve sonra hep yağmur kokası. #yagmurkokusu #araziguncem A post shared by Şule Seda Ay (@sulesedaay) on Apr 7, 2017 at 11:01am PDT Reklamlar Okumaya devam et Nisan Yağmuru

Büyütüyorum..

Daha önce hiç bakmadığım gibi bakıyorum herşeye. Belki çocukken… Hatırladığım birkaç anı var aklımda geçmişten, böyle küçücükleri merak edip, izlerken… Tanışma niyetiyle yakından bakınca, öyle çok ve güzel şey görüyorum ki. Nereye basacağımı bilemiyorum. Yemeye, toplamaya, basmaya kıyamaz oluyorum. Öylece kalakaldığım çok an oluyor, merak içinde ve coşkun bir neşeyle parmak ucumda dikiliyor ve yanaklarımı acıtana kadar gülümsüyorum. Sanki onları tanıyıp sevdikçe arazi daha çok evim oluyor. Daha doğrusu; ben buraya ait olmaya, buranın bir parçası olmaya başlıyorum. Kalbimin bu kadar büyük olduğunu bilmezdim. Sanırım gittikçe de büyütüyorum. Okumaya devam et Büyütüyorum..

Huş

Huş: Şeker Portakalı’nda duymuştum adını ilk. Hani Zezé ve ailesi eve ilk taşındıklarında kardeşleriyle ağaç kapmaca oynamışlardı da huş ağacını kız kardeşi kapmıştı. Zezé bin türlü mızıkçılığa rağmen huşu geri alamamış ve ona kala kala arka bahçedeki şeker portakalı kalmıştı. Sonradan o küçücük ağaç Zezé’nin kahramanı, sırdaşı, dostu ve sığınağı olmuştu. Birlikte büyümüşlerdi. Bazı bilgiler, öğrenmeler nasıl da zamanını bekliyor hep, içten merakını bir de.. Çocukluğumdan beri aklıma gelir de ismi yine de gitmedi elim hiç öğrenmeye büyüdüğümde. Arada ona buna sorsam da ağaç bilen kimse yoktu etrafımda. Vazgeçtim bir yerden sonra ve unuttum aradığımı da hatta. O yüzden bugün … Okumaya devam et Huş

Arazi Güncesi: Kış 2016

Karını da görmüş olduk köyün. Soğukmus. Rüzgarı jilet gibi ve de yolumuz buz tutmuş. Karla kaplı salon salomanje ve kar hamağı. Yemedi. Oturamadik. Yine de misafirliğe bekleriz efenim. Sandalyemiz var şükür. Ayakta birakmayiz. Bu senenin balı da yavaş yavaş eridi bitti. Son kavanoz da bugün çıktı yola. Mis kokulu sifanin mutfağı ise karlar altında. Yarı uykuda.  Bana bakıyorlar değil mi? Evet evet bana bakıyorlar! Komik miyim ki? Bakılacak ne var? Bazı orman yolları. Arazimizin hemen yanından akıp giden su derenin sesini yeniden duymak için aylarca bekledim. Bu sene çok uzun sürdü bekleyiş…. Kurak bir yıldı. Önümüzdeki yaz nasıl olacak belirsiz. … Okumaya devam et Arazi Güncesi: Kış 2016

Başlasın!

“Anne neden bazı insanlar babam artık işe gitmediği için üzülüyor?”
“Bu bizim hemen şimdi planladığımız bir şey değildi ama şimdi oldu, biraz bundan. Biraz da onlar için bu çalışma biçimi önemli de ondan. Onlar öyle bir yaşamın içinde görüyor kendilerini ve öyle mutlular. Kimisine de başka türlüsü imkansız geliyor, mümkün olduğunu düşünmüyor. Bizim bir hayalimiz var; onlarınkinden farklı. Şimdi elimizdekilerle araziye yapmaya çalıştığımız yuva bu hayalin bir parçası. Bu hayalin mümkün olduğuna dair inancımız ve deneme arzumuz bize güç veren şey. Bu yüzden arkadaşlarımızı üzen ve korkutan bu değişim bize başka şeyler hissettiriyor. Hayatımızdaki her şeyin temelden değişeceği doğru, ilk başta planladığımızın bu hızda bir değişim olmadığı da ama eğer bir hayalin varsa ve ona giden yolu seçtiysen o zaman başkalarına zorluk ya da yoksunluk gibi gelen şeyler senin için sevilesi olabiliyor.” Okumaya devam et Başlasın!

Hayat Bizi Suya İtti

“Biz insanlar, etrafımızdaki her şeyin değişmekte olduğunu fark ettiğimiz zamanlarda değişmezlik için çabalama eğilimine gireriz. Zor dönemlerimizde, üzerinde duracağımız sağlam, öngörülebilir ve güvenli bir yer bulmaya çalışırken, yaşadığımız stres sanki iyice yoğunlaşır. Aslında daimi değişim, varoluşumuzun doğasında vardır. Biz farkında … Okumaya devam et Hayat Bizi Suya İtti

Beklenmedik değişimler

#babalarhepevdeolsun dilemiştim. Asım işten çıkarıldı; gerçek oldu. Çok şey hissettiriyor; güven, huzur, sevgi, şefkat, uyum, güvende olma hissi… Bir de önce tedirginlik sandığım sonradan farkettiğim, yabancı ve tuhaf bir heyecan. Anlıyorum ki belirsizliği kucaklamak bıraktı gitti karnıma kelebeklerini. Telafi ediyoruz birbirimizi baktığımız ama göremediğimiz zamanları. Şimdi dünyadaki bütün zaman bizim. Bu kadar zamana ve birbirimize sahipken, imkanlarımız şimdiye dek hesapladigimiz gibi olmayacaksa da, yapamayacağımız hiçbir şey yok gibi geliyor ve kalbim ne kadar yapabildiysek o kadarını çok seveceğim diyor. Eh! Madem koşullarımız beklenmedik şekilde bir anda değişti 🙄 Şimdi bir an önce küçülmek ve kiradan çıkmak lazım 😂 #2017ningetirdikleri #hayatbizisuyaitti … Okumaya devam et Beklenmedik değişimler

Boz Göl ve Pelikanlar

Araziye gelmeden yolumuzun üstü Bozgöl. Bu yağmurlardan önceki hâli. Şimdi benim durup da resim çektiğim yer dizlerime kadar su… Bütün göletleri dolu görmek beni çok mutlu ediyor. Yalnız mutlu da değil… Güvende hissettiriyor. Pelikanlar uğramıştı dün bu göle. Bir yandan suyun üzerinde süzülüyor bir yandan avlanıyorlardı. Sonra gittiler. Bakalım bir daha ne zaman karşılacağız ve birbirimizi ne kadar tanıyacağız. Etrafa biraz dikkatlice baktığımda, öğrenme fırsatları ne kadar da çok… Ve bu beni hâlâ şaşırtıyor… Okumaya devam et Boz Göl ve Pelikanlar