Bir şifa ve sevgi çemberi olarak bal

Bizden bal alanlar hep önce hesap numarası isterler havale yapmak için. Biz de deriz ki şimdi değil hele bir tadına bakın, şöyle bir parmaklayın da ondan sonra yollayın bize karşılığını. Çünkü isteriz ki bize keyif, sevgi ve mutluluk duygularıyla gelsin ne gelecekse. Sonra da bereketiyle katlanıp dönsün sevgi ve güvenlerini balla takas edenlere. Dostluk kurulsun aramızda, güven inşa olsun. Bu yüzden de büyümüyoruz fazla, alıcılarımızla ilişki kuramayacağımız kadar çok satış yapmak yarım bırakıyor alışverişi bizim nazarımızda. Paradan fazlası olsun diliyoruz çünkü elimize geçen. Arıların evrenden, bütünden aldığını, bizim aracılığımızla insanlar alsın, onların kalbinden de biz alıp geri verelim evrene yeniden. … Okumaya devam et Bir şifa ve sevgi çemberi olarak bal

Balın kristallenmesi

Hava soğudu bizim arıların balı soğuktan dondu. Artık kristalize ve sürülebilir durumda. Duyduğumuza göre kristalize “krem” bal bir ürün olarak satılıyormus. İlk defa denedim damlamadığı için fena seçenek değilmiş diyorum. Gıda güvenirliliği ciddi bir sorun olduğu için insanlar balın gerçeğini sahnesini ayırt edebilmeyi de çok istiyor. Okumaya devam et Balın kristallenmesi

Sıcacıklık

 Bütün bu sürecin en çok sıcacıklığını seviyorum. Yüzyüzeliğini… Kurduğum ilişkileri, güveni ve samimiyeti… Sen bal bırakmaya gidiyorsun; heybende olta balığı, zeytin, bıldırcın yumurtası, öksürüğe şifa altın çiçeği, bostandan patlıcan, hatta Boncuğun okulsuzu için yaprak fosili ve abanoz ağacının bilgisi ile dönüyorsun… Ceplerimizde biriken sıcaklık gibisi yok.. Yok.. Okumaya devam et Sıcacıklık

Arıların Mutluluğu

Bugün bahçe kapımızın direklerini diktik ailecek. En az seksen yıllık tas duvarın bir kismini yıktık ve yeni kapıya yer açtık. Birlikte çalışmayı seviyorum. Çok fazla şey öğreniyorum; en çok da birbirimiz hakkında… Ve biz huzur ve ahenkle çalıştıkça bu duygu boncuğu da sarıyor; huzuru oyunlarına yansıyor. Kah bize katılıyor kah toprak tepeciklerini kaydırak yapıyor, kah otlarla böceklerle konuşuyor. Bir de envai çeşit şarkı uyduruyor. Bir ay önce biraz tereddüt etsek de kovanların bir kısmını araziye taşıdık. (Evet bu sene kovan sayısını biraz artırdık.) Ama arılar öyle mutlu görünüyorlar ki; iyi ki diyoruz şimdi. İyi ki… Bulunduğumuz vadide tarım yapan yok. … Okumaya devam et Arıların Mutluluğu

Polen

Kovanlarimizdan birazcik renk toplamış olabiliriz! Çeşit çeşit çiçekten toplanmış polen var kahvaltida bugün. Protein deposu. Boncuğa şifa size de mutlu sabahlar olsun! (Poleni kuru halde değil, balın içinde bekletmek ve balla birlikte tüketmek öneriliyor. Polenin içindeki sindiremediğimiz moleküller balın içindeki enzimlerle daha iyi sindiriliyor.) Okumaya devam et Polen

Balı nereden aldınız?

  Kurabiye uzatılınca bizim kız: – Al kızım bak kurabiye. – Hımm, neyle tatlandırılmış? – Balla. – Balı nereden almışlar? – ??!!?? * Boncuğun babası acemi bir arıcıdır. 🙂 * Bu boncuk cevap şekerle tatlandırdık olursa hemen reddedip burun kıvırır. 🙂 **Gelen sorular üzerine güncelleme: “‘Daha Sade Bir Hayat’ kitabında ebeveynlerin kendi kaygılarını çocuklara yansıtabileceğinden bahsediyor. Kızınız gıda konusunda kaygılı mı?” “Merhaba. Çok güzel bir noktaya değindiniz. ‘Daha sade bir hayat’ kitabı en sevdiklerimdendir. Evimiz ve hayatımız orada yazılan gibi oldukça sade. Kızım çevresel, güncel kaygılarla örülü bir hayatı yok, evimizde maruz kaldığı bir TV bile yok. Kızım bu konuyla … Okumaya devam et Balı nereden aldınız?