Sihirli Sopa Masalı

Bu öyle sıradan bir sopa değil… Sihirli bir sopa. Bu öyle sıradan bir kız değil… Kalbi güzel bir kız. Belediye binasinin önünde çok sevdiğimiz ve önünden her geçisimizde selam verdiğimiz yaşlı bir çam ağacına dayanmış duruyordu bu sopa onu bulduğumuzda. Boyu boyuma, kıvrımı avucuma goreydi tam. Belki yaşlı bir amca, belki de köylü bir kadin burada unutmustu ya da bilge bir Çingene biz bulalim diye onu buraya koymuştu. Elimize aldığımız gibi dustuk yola. Boncuk basladi rengarenk bir hikaye yazmaya: Önce salvarimizin çiçeklerinden büyüttüğümüzu hayal etti bastonun değdiği her yerde. Sonra değişti renkler. Yesillerin, tutucuların yerini aldi turkuazlar, kırmızılar ve pembeler… … Okumaya devam et Sihirli Sopa Masalı

Kuş Masalı

  Masal masal içinde, bir masal var bu yuvanın içinde 🙂  Ev sahibimizle tanışın!! 🙂 kendisi geçici evimizin neşesi 🙂 Bilenler bilir.. Kendi kendine yeten küçük bir çiftlik hayalimiz var bizim.. Arazimizi aldık, çalışmaya başladık, Eylül’de yerleşmeyi planladık köyümüze ama inşaat için evrak işleri süreyi uzatınca planımızı revize etmek zorunda kaldık. Aliağa’nın kirli havasından kaçmak için evimizin bitmesini bekliyorduk ama dayanamadık ve Şakran’da küçük, bahçeli, eşyalı bir ev kiraladık. Dün hikayesini paylaşmıştım kaçışımızın ve nefes arayışımızın. İşte bu resimdeki de bizim ev sahibimiz!! Bizden çoook önce gelmiş yerleşmiş. Evini duvara emek emek işlemiş ve eve yerleşen her çocuğa bir hikaye … Okumaya devam et Kuş Masalı

Mahalledeki Devler

  Çocuklarımıza evimiz için hazırladığımız deprem senaryosunu masallarla anlatabiliriz!! Düşünün ki bir anda çooook uzak diyarlardan devler gelmiş. Karınları öyle açmış ki bu devlerin hemen yiyecek bir şeyler aramaya başlamışlar. E kocaman devlerden korkan şehir sakinleri camları pencereleri kapamış. Zaten küçücük kapılı bu kutu evler devleri ağırlayamazmış. Açlıktan düşünemez olmuş bizim devler ve başlamışlar evleri kumbara gibi sallamaya. Dökülen yiyeceklerle karınlarını doyurmaya. Devleri durdurmak da kalmış bizim evin kahramanlarına. Devleri yenmek için bizi görmemeleri gerekiyormuş. E zaten ev sallanırken ayakta durmak da pek zormuş. Bu yüzden uzanmışız bir koltuk ya da yatak kenarına. Masaların altlarına girmemek tek kuralmış bu masalda, … Okumaya devam et Mahalledeki Devler

Gemi Bibi

  Bizim küçük kız denizde yüzerken dalgalarla gelen yosunlardan korkunca!! İş düştü başa 🙂 Hemen atladık BiBi isimli bir gemiye. Küçük boncuk kaptan oluverdi böylece. Görevimiz dev, kaygan, yumuşak ve korkunç yosunların arasından kıyıya ulaşmak ve gizemli bi şekilde termosa kapatılmış kavunu kurtarmak!! Kaptan dalgalardan dümeni zor kavrıyor, geminin içine yosunlar geliyor!! Denizin dibinde çakıllar, yengeçler ve deniz kabukları boncuk kaptan için tezahürat ediyor!! Haydi boncuk!! Lal la la!! Haydi boncuk lal la la!! Güneş batarken zorlu mücadele sona eriyor. Yosunları alt eden boncuk mutlu mesut yarın yosunların denizi işgal etmesini bekliyor. Yosun korkusunu yenen bu anne aklını pek bi … Okumaya devam et Gemi Bibi

Avcı

O dünyanın en iyi avcısıydı. Ormanda neyle karşılaşırsa, neye bakar, neyi isterse hemen onun olurdu. Evine taşır, karnını doyururdu. Ondan iyisi, güçlüsü yoktu. Bir gün sabah uyandı. Avlanma zamanıydı. Ne yesem bugün diye düşündü. Aslan? Kaplan? Ayı? I ıh.. hiç birini canı çekmiyordu. Neyse dedi ve yola çıktı. Nasılsa canının çektiğini avlayacaktı. Ormanda yürürken bir kuş gördü. Bacakları kırmızı, kanatları yeşil, başı mor.. Daha önce hiç böyle güzel, böyle renkli bir kuş görmemişti. Hayranlıkla baktı ona. ‘Ey güzel kuş!!’ Dedi. ‘Sana hayatını bağışlıyorum. Seni öldürmeyeceğim.’ Kuş hiç oralı değildi. Yüzüne bile bakmamıştı. Avcı ‘sana diyorum!!’ diye bağırdı. ‘Ben sana canını … Okumaya devam et Avcı