Sosyal Medya Yorgunluğu

Her gün yüzlerce bilgi akıyor facebook, twitter ve instagram akışlarından önüme. Baş parmağım kaydırmaktan yoruluyor ama yine de durmuyorum. Bir şeyleri kaçırmaktan mı korkuyorum? Aradığım bir şey mi var? Bilmiyorum. Çocuk gelişimi ve farklı ekollerden annelerin grupları, permakültür, tohum ve gerçek gıda sayfaları, bilimsel yayınlar, haberler, komik hikayeler, ilgi çekici bilgiler… Hangi besin neye iyi geliyor, bu sefer kansere ne neden oluyor, çocuklara ne dersem her şey tepe taklak gidiyor, şunu yapabilirim bunu yapabilirim ayy yoksa şu mu denemeliyim, son dakikada neler oluyor, elimden neden telefon düşmüyor da düşmüyor? Her an bilgiye ulaşabiliyor olmak hoşuma gidiyordu aslında. Dünya hep elimin … Okumaya devam et Sosyal Medya Yorgunluğu

Parkta ekranın ne işi var?

  Bir teşekkür, bir şikayet ve bir de rica Aliağa Belediyesi çocuklar için şahane bir park yapmış. Hem büyük hem de farklı yaş grupları için çok çeşitli oyun alanları var. Şimdiye kadar kızımın oynamaktan en çok zevk aldığı park. Çocukların bu alanda çok keyif aldığından emin olmak için olsa gerek, parkın yanına dev bir ekran konulmuş. Tüm gün çizgi film yayını yapılıyor bu ekrandan. Bu beni rahatsız ediyor çünkü çocuklarımız evde de yeterince tv izliyorlar. Biz anneler, çocuklarımızın serbest oyun oynamaları, vakitlerini dışarda geçirmeleri ve tv/bilgisayar gibi onları ekrana bağlayan araçlardan uzak durmaları için ciddi bir çaba sarf ediyoruz. Benim … Okumaya devam et Parkta ekranın ne işi var?

Telefonsuz Günü!

Blog yazmaya başlayalı 6 ay oldu henüz. Öncesinde hayatımda akıllı telefon yoktu. Yazmaya başladığımda çok kontrollüydüm. Sadece kızım uyurken telefona bakıyordum ama sayfa hareketlendikçe, evdeki yalnızlığım tanıdığım yeni insanlarla ve facebook gruplarındaki sohbetlerle azaldıkça arttı elimde telefonun görülme sıklığı. Bu sohbetler benzemiyordu telefonda konuşmaya ya da misafir ağırlamaya. İşimin arasında, konuşmamın arasında, kızımın oyunlarının arasında,  tuvalette sürekli devam ediyordu. Biri gruba yazıyor, aklımda ona verilecek cevaplar dönüyor, yazdıklarıma cevap geliyor, facebooktu whatsuptı derken elimden telefon düşmez oluyordu. Beni bilenler bilir, muhabbet insanıyım ben. Sohbet odaklıyım. Kapılırım. Bitmeyen bir muhabbet var orada devam eden.. Bu yüzden kafam orada kalıyordu. Kızımı duymadım … Okumaya devam et Telefonsuz Günü!

Ekran Bağımlılığı

Çocuklar üzerinde yapılan bir ankette çocukların %62’sinin anne ve babalarının onlara dikkatini vermediklerini düşündükleri ortaya çıkmış.. Sebep, cep telefonları. Başka bir çalışma, anne babaların telefonlarını çocukları yüzünden ellerinden bıraktıklarında onlara daha kolay öfkelendiklerini ve sertçe çıkıştıklarını ortaya koymuş. Bir başka çalışma çocukların %69’unun ebeveynlerinin telefon bağımlısı olduğunu düşündüğünü ortaya koymuş. Aynı ebeveynlerin %60’ı ise çocukları için aynı şeyi düşünüyor. Yakın gelecekte ebeveyn çocuk ilişkisini etkileyen faktörlerin başında akıllı telefonlar olacak gibi görünüyor. Okumaya devam et Ekran Bağımlılığı

Çocuklarımızla izlenebilecek 60 Film

İzlediklerimizin içinin boşaldığı, çocukların izlediği yapımların oyuncak sektörü için birer tüketim yönlendirmesinden ibaret olduğu, düşüncesizce çocukları etkileyen kötü mesajların verildiği şu günlerde onlarla birlikte ne izlemeliyiz? Sahi çizgi filmlerin, oyuncakları için vizyona girdiğini biliyor muydunuz? O halde seçeneklerimiz neler? İşte şahane bir liste. Charles Chaplin ile başlayın derim. Hele ki çocuğunuz küçük ise. Her biri birbirinden şahane. Linklere tık tık. BÖLÜM 1 BÖLÜM 2 BÖLÜM 3 Okumaya devam et Çocuklarımızla izlenebilecek 60 Film

BİR BOŞ DUVAR, BİR KİTAPLIK; TVSİZ HAYAT

Bazılarına göre çok cesur, belki radikal bir karardı televizyonu satmak. Bunu yalnız kızım için yaptığımızı düşünenler içinse, belki ‘aşırı’. Oysa bu çocuğu mahrum bırakmaktan ya da yasaklamaktan, fanusa koymaktan başka bir şeydi bizim için. Bu bir hayat tarzı.
Evlendiğimizde eşyaları yerleştirirken TVyi alakasız uzak bir duvara asmış, koltukları karşı karşıya koymuştuk. Yüz yüze bakıyorduk. Demiştik ki, bizim evimiz muhabbet evi olsun. Çünkü ne olursa olsun tüm koltuklar televizyona bakınca, e o da tüm renkleriyle parlarken insanın karşısında.. Sohbetin tam ortasında gözü kayıveriyordu insanın ekrana. Kaymasın istemiştik.
Kızım doğduktan sonra maçlar dışında açılmadı bir daha. Gerek duymadık, elimiz gitmedi. Zamanla da alışıverdik onsuzluğa. Okumaya devam et BİR BOŞ DUVAR, BİR KİTAPLIK; TVSİZ HAYAT