Hatıra

Bir koy var buralarda sık sık denizine girdiğim. Suyu serin, arkası orman ve sakin… Taşlık bir kumsalı var ayağın basınca incinmediğin. (Bknz. #sedanınküçükgizlikoyu) Hepsi düz, yassı ve ince olan büyüklü küçüklü renk renk taşlarını görünce, deniz bunları başka okşamış olmalı diye düşünmüştüm ilk. Bir başka sevmiş olmalı şimdi yap-boz parçası gibi dağılmış, küçülmüş, yontulmuş bu kayaları. Kaya diyorum çünkü dikkatle bakınca bulabiliyorum bir zamanlar bir bütün olan parçaları. Desenleri, renkleri aynı… Çocuk olsam tam sektirmelik bunlar derdim ve hiç durmadan denize geri gönderirdim ama şimdi okşamaktan kıyamıyorum oyun için bile. Görseniz öyle parlak, yumuşacık dokunuşlu ve pürüzsüzler ki… (bknz. #sedanınkoyundakitaşlar … Okumaya devam et Hatıra

Gizem

Akşam sefası tohumu topluyor gördüğü her yerde. Bu mevsimde çantaların içi, ceplerimiz, hatta küçük gözler ve çekmeceler hep akşam onlarla dolu. Dolduruyor da dolduruyor. Kendininkiler yetmiyor da sıra benimkilere geliyor. Sonra gördüğü ilk boş toprağa atıyor hepsini. Apartman bahçeleri, boş araziler, kaldırım kenarları… Seneye, aynı bu kaldırımı kapattığı arsızlıkla saracak oraları. Öyle çok muzur bir çocuk sayılmazdım ben. En büyük arsızlığımdı saçmak akşam sefası tohumlarını. Ot bitmemiş her boşluğa atardım gizlice küçücük toplarını. Avuç avuç. Sonra da mevsimlerden bilem uzun muzurluğumun içinden kıs kıs gülerdim bahçelere her bakışımda. Gelecek yaz buraları basacak renk cümbüşünü ve güllerinin etrafını kaplayacak, bahçe çimlerinden … Okumaya devam et Gizem

Soru

Bir önceki postta beş yaşındaki kızımla aramızda geçen bir diyaloğu paylaşmıştım. Ölüm ve yaşam döngüsü üzerine yaptığımız bu sohbetle ilgili çokça soru geldi. Daha önce dünyanın ve insanın oluşumu (Anne ilk insanı kim yaptı? Anne evrende boşluktan bile önce ne vardı?), doğum, üreme gibi konularda paylaştığım sohbetlerimizle ilgili de sorular geliyordu. Bu biraz toplu yanıt gibi olsun o zaman.

Yazdığım yazılar konu ile ilgili derli toplu konuşmalarımız hakkında oluyor genelde, o yüzden bir defada çok fazla bilgi, açıklama varmış gibi görünüyor bunun farkındayım. Ama arka planda işler pek de öyle değil. Okumaya devam et Soru

EV

On bir gün boyunca dışarıdaydım. Kafamı ne zaman kaldırsam ağaç, yaprak ve süzülen ışık… Geceleri işte şu açıklıktan yüzüme ay değiyordu ve sonra yavaşça batıyor ve yerini baktıkça çoğalan yıldızlara bırakıyordu. Su sesiyle uyudum her gece gülümseyerek ve sabah cırcırlara uyandım. Terlediğimde ormanın içindeki derede serinledim, çocuğumu o suyla yıkadım. Suyundan içtim ve sarmaşık dallarından filiz topladım; beslendim. Akşam karanlığında toplaştık, uzun muhabbetler ettik. Ve ağırladık uğrayan dostları. Bütün bu yolculuk aynı zamanda umuttu da bana; benzer hayalleri olan insanlarla aynı yerde olmak on gün boyunca… Korkulardan, umuttan, yeşertmekten, hayallerden konuşmak yalnızlığımızı, yükümüzü aldı gitti. Hafifledik. Bu ormanda bir şey vardı… … Okumaya devam et EV

Güzel Şeyler

Kamptan eve dönüşümüz muhteşem ve neşeli oldu🐾🐨 Bu oyunlar ücretsiz Orman Kaşifleri projesiyle 4 yılda 20bin çocuğa ulaşmış, onlarla keşif yapmış, birlikte öğrenmiş şahane bir ekibin kendi üretimleri. Takip ettiğim kadarıyla sevgili @dreamsindaydream ve @usturlabatolyeöyle çok çalıştılar, emek harcadılar ki iki yıldır, ne desem eksik kalır. Ekosistem bir besin zinciri oyunu ve bize çocukken bıkmadan oynadığımız “eşek!!” oyununun keyfini yaşatıyor. Arada puanı kaldırıp direkt eşek oynuyoruz. Tabiatın izinde ise bir sokak/doğa/piknik/orman😍 oyunu. Bize gelenlerle oynamak için sabırsızlanıyoruz. Böyle işler yapan güzel insanlar, iyi ki varlar ❤️❤️ #guzelseyler Okumaya devam et Güzel Şeyler

Şiir

“Bir çocuk vardı, her gün evden çıkar, Ve ilk gördüğü şey neyse ona dönüşürdü. O şey onun parçası olurdu; gün boyunca ya da günün bir kısmında, Ya da yıllarca ya da uzun yıl döngüleri boyunca. Baharın ilk leylakları parçası oldu bu çocuğun, Ve çimenler ve beyaz ve kırmızı sabah sefaları ve beyaz ve kırmızı yonca, Ve sinek kapan kuşunun şarkısı, Ve üçüncü ayın kuzuları ve domuzun pembe minik yavruları, Ve kısrağın tayı ve ineğin buzağısı …” Walt Whitman Okumaya devam et Şiir

Ses

“Az önce ben de gerildim çünkü kafam almadı bütün sesleri birden. Hem gürültü, hem ağlama sesi hem de kafamın içinin sesi… Böyle zamanlarda sakince odaklanabilmek ve birbirimizin ihtiyaçlarını duyabilmek için ne yapabilirim diye düşünüyorum…” “E anne sadece bir sesi seçseydin?” “Nasıl anlayamadım?” “O kadar ses içinde birini seçip onu duysaydın.” “Sen öyle mi yapıyorsun?” “Evet. Çok gürültülü olunca bir tek sesi seçip onu dinliyorum, ötekilerini duymuyorum.” “Hımm. Bu iyi bir fikirmiş. Gerçekten iyi.” Okumaya devam et Ses

Orman günlüğü

Karlı kayın ormanında… 7 Mayıs ’17 Kuzuyayla/Kocaeli Duydum. Tam şu kayanın oradan konuşuyordu. Zülüfleri dökülmüştü yüzüne. Başının üstünden bir ağaç göğe yükseliyor ve çenesinin altından incecik kaynak suyu akıyordu. Gökteki ve yerdeki bütün hikayeyi suya üflüyordu. #ormanınyüzü Mayıs ’17 Yalova/Gökçedere Orman Gülü – Yalova Termal Biri dört biri de beş yapraklı yonca. 😍 Orman yolunda çıktı karşımıza. Yalova/Gökçedere Bütün yolları, eski patikaları kapatmış orman; çığ ile inmiş tonlarca kaya dağın tepesinden aşağıya. İlerleyemedik derinlere. Dağın bizden sakladığı neydi ki acaba? Yalova/Gökçedere Azık Yalova/Gökçedere Su teresi. Ormandayken hem içilebilir su işaretçim hem de azığım. Az ileride de yarpuz var… Ooh! Mis.. Şükür. … Okumaya devam et Orman günlüğü