Tilki Uykusu

Ne zaman çadır kursak ilk gece uykum hafif oluyor. Hele ki ilk defa orada kalıyorsam. Gece gözlerim kapanıyor, bedenim dinlenme halinde oluyor ama bütün sesleri duyuyorum uykumda. Bir baykuş ötüşü, iki köpek havlayışı, birkaç yaprak düşüşü, kurbağa ve çekirgelerin şarkılarıyla, ot hışırtısı gece boyu çalınır birden bire keskinleşen kulağıma. O vakit bir kızılderili çadırında yavrusuyla uyuyan Kızıl Tüy’e dönüşürüm ve emin olurum; ormanın evimiz olduğu toplayıcı zamanların izleri var bedenimde hala. Kaldığım yeri tanıdıkça ancak uykum derinleşiyor ve artık sadece yabancı seslere uyanıyorum. Dokunarak, koklayarak, duyarak kendimi güvende hissettikçe keşfettiğim alan genişliyor ve orayı ev gibi benimsiyor, rahatlıyorum.

Yaşam koşulları ne kadar değişirse değişsin hayatta kalma mekanizmaları kusursuz ve istemsiz çalışıyor. Düşünmeme gerek bile olmadan memeli bedenim tetikte ve hazır oluyor. Çünkü insanın kültürü değişse de özü, kim olduğu onbinlerce yıldır aynı… Okaliptüs ve sığla ağaçlarının dibinde kurmuştuk dört gün önce çadırımızı. Gayet insan eli değmiş, rekreasyon harikası bir kamp alanı olsa da, özellikle kamp sınırları dışında kalan ağaçlıkta ve göl kenarındaki sazlıkta türlü yaban vardı. Kaplumbağalar, kurbağalar, çeşit çeşit kuş ve su yılanları. Sabah gün ışığı değer değmez yapraklara, inanılmaz bir uğultu uyandırıyordu insanı. Yüzlerce arı kolonisi okaliptüs çiçeklerine konuyor ve ne kuş şarkısı, ne insan gürültüsü ne de rüzgar vızıltıyı bastırabiliyordu. On beş metre yukarıda başlayan arı trafiği gün batana kadar devam ediyordu.

Bugün yer değiştirdik. Köyceğiz çok sıcak ve nemli benim için. Boncuk kız gölde yılan kovalamayı sevse de Yayla Köy’e çıkmak istedim. Ben gerçekten sıcak ve nemli yer insanı değilim. Oldum olası deniz, kum, güneş tatili de sevmedim. Üç gün içinde iyice emin oldum ki benim evim, köküm dağlar, yaylalar ve yüksek ormanlar.
Su kaynaklarının, çamların ve ulu çınarların dibindeyim şimdi. Oh be! Dünya var.

Ne zaman çadır kursak ilk gece uykum hafif oluyor. Hele ki ilk defa orada kalıyorsam. Gece gözlerim kapanıyor, bedenim dinlenme halinde oluyor ama bütün sesleri duyuyorum uykumda. Bir baykuş ötüşü, iki köpek havlayışı, birkaç yaprak düşüşü, kurbağa ve çekirgelerin şarkılarıyla, ot hışırtısı gece boyu çalınır birden bire keskinleşen kulağıma. O vakit bir kızılderili çadırında yavrusuyla uyuyan Kızıl Tüy'e dönüşürüm ve emin olurum; ormanın evimiz olduğu toplayıcı zamanların izleri var bedenimde hala. Kaldığım yeri tanıdıkça ancak uykum derinleşiyor ve artık sadece yabancı seslere uyanıyorum. Dokunarak, koklayarak, duyarak kendimi güvende hissettikçe keşfettiğim alan genişliyor ve orayı ev gibi benimsiyor, rahatlıyorum.

Yaşam koşulları ne kadar değişirse değişsin hayatta kalma mekanizmaları kusursuz ve istemsiz çalışıyor. Düşünmeme gerek bile olmadan memeli bedenim tetikte ve hazır oluyor. Çünkü insanın kültürü değişse de özü, kim olduğu onbinlerce yıldır aynı... Okaliptüs ve sığla ağaçlarının dibinde kurmuştuk dört gün önce çadırımızı. Gayet insan eli değmiş, rekreasyon harikası bir kamp alanı olsa da, özellikle kamp sınırları dışında kalan ağaçlıkta ve göl kenarındaki sazlıkta türlü yaban vardı. Kaplumbağalar, kurbağalar, çeşit çeşit kuş ve su yılanları. Sabah gün ışığı değer değmez yapraklara, inanılmaz bir uğultu uyandırıyordu insanı. Yüzlerce arı kolonisi okaliptüs çiçeklerine konuyor ve ne kuş şarkısı, ne insan gürültüsü ne de rüzgar vızıltıyı bastırabiliyordu. On beş metre yukarıda başlayan arı trafiği gün batana kadar devam ediyordu.

Bugün yer değiştirdik. Köyceğiz çok sıcak ve nemli benim için. Boncuk kız gölde yılan kovalamayı sevse de Yayla Köy'e çıkmak istedim. Ben gerçekten sıcak ve nemli yer insanı değilim. Oldum olası deniz, kum, güneş tatili de sevmedim. Üç gün içinde iyice emin oldum ki benim evim, köküm dağlar, yaylalar ve yüksek ormanlar. 
Su kaynaklarının, çamların ve ulu çınarların dibindeyim şimdi. Oh be! Dünya var.

#tilkiuykusu

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s