Topak

Bu bir bok böceği.

Az önce, topağın üzerine çıktı ve gökyüzünün bir resmini çekti. Güneşin konumuna baktı ve durduğu yeri tam koordinatları ile işaretledi. Sonra da dümdüz hiç durmadan gideceği yere doğru itti arka ayaklarıyla acele ile hazırladığı dışkı topağını. Evinin yolunu, topağının yerini, bulmak için geceleri ay’ın ve samanyolu’nun, gündüzleri de güneşin resimlerini çekmek ve sonra ilerledikçe gördüğünü zihnindeki o resimle karşılaştırmak suretiyle dosdoğru bir yol çizmek onun işi. Yönün değiştini (mesela topakla birlikte alınıp başka yere konduğunu) anlar anlamaz geri çıkıyor tepesine ve gökyüzüne bakıyor dans ederek üzerinde. Ve sonra mutlaka ama mutlaka aynı istikamete geri dönüyor. Asla şaşmıyor yer yerinden oynamadıkça. Ciddiyim.
Koca bir inek kakasını 10 dakikada yok edebiliyorlar takım halinde. Toprağın muhtelif yerlerine gömüyor, toprağın beslenmesine, ineklerin veya diğer hayvanların sindiremediği tohumların toprak altında yeşermesine vesile oluyorlar. Toprak oluşumunda ve dönüşümde şahane bir yerleri var. Hepimizin burun kıvırdığı “kaka”ya hakkını verenler onlar. Dışkı böceklerin yokluğunda kütle halinde duruyor ve iç kısmı havasız ortamdaki bakteri faaliyetinden sebep fermente olmaya metan gazı (biyogaz) çıkarmaya başlıyor. Aslında bunu hepimiz biliyoruz çünkü kaka işte bu yüzden kötü kokuyor. Metan gazı küresel ısınmaya karbondioksitin 20 katı fazla katkı koyuyor. (Büyük hayvan çiftliklerinin katkısını hayal edebiliyor musunuz?) İşte bu böcükler metan gazı oluşumunu azaltıyor. Yaşasın bok böcekleri!! Gerçi ilaç verilen hayvanların dışkıları bok böceklerini ve onları yiyen hayvanların sayısını azaltıyormuş. Zincirleme bir hastalık hali… (Galiba tam bu noktada büyük hayvan çiftlikleri ile ilgili ciddi ciddi düşünmemiz gerekiyor!) Öyle güçlü bir böcek ki; kendi ağırlığının binyüz katını taşıyabiliyor ve iyi alıştırma yaparsa tam bir küre haline getirebiliyor topağını. Benim gözlemlerime göre en iyi topağı yapan en hızlı topak sürücüsü haline gelebiliyor. E böylece topağı da başka birine kaptırmamış oluyor çünkü kimi zaman bir böcek gelip diğerini hooop top üstünden fırlatıveriyor. 

Topakları erkek yapıyor ve dişi ancak topu beğenirse onunla çiftleşip, topağa yumurtluyor. Bazen dişi topağı öyle beğeniyor ki yapışıyor ona ve erkek ikisini birlikte yuvarlıyor onca yol boyunca. İşte o zaman ikisi bir çalışıyor ve topağı birlikte gömüyorlar toprağa. Sonra dişi yumurtluyor topağın içine. Yavrular orada büyüyor çıkarken de topağı yiyerek deliyor.

Tarih boyunca bok böceği insan için uğuru, yeniden doğuşu ve döngüyü simgelemiş. “Bu yuvarlanan topak, Mısırlılara göre, güneşin gökteki hareketini simgeler. Dışkıdan tabutlarını parçalayan bok böcekleri de ölümden sonra dirilişi simgelerler. Aslında piramitler de dışkıdan yapılmış, biçimlendirilmiş devasa dışkı şekilleri değil midir? Ölülerin, tıpkı bok böceği gibi, bir gün oradan çıkacakları, neşeyle yeniden işlerine güçlerine koyulacakları umulmamış mıydı?’’ diye yazmış Béatrice’ten Sonra Birinci Yüzyıl kitabında Amin Maalouf. Anlaşılan eskiler dönüşümün önemini bizden iyi bilirmiş.

Bu bir bok böceği. Az önce, topağın üzerine çıktı ve gökyüzünün bir resmini çekti. Güneşin konumuna baktı ve durduğu yeri tam koordinatları ile işaretledi. Sonra da dümdüz hiç durmadan gideceği yere doğru itti arka ayaklarıyla acele ile hazırladığı dışkı topağını. Evinin yolunu, topağının yerini, bulmak için geceleri ay'ın ve samanyolu'nun, gündüzleri de güneşin resimlerini çekmek ve sonra ilerledikçe gördüğünü zihnindeki o resimle karşılaştırmak suretiyle dosdoğru bir yol çizmek onun işi. Yönün değiştini (mesela topakla birlikte alınıp başka yere konduğunu) anlar anlamaz geri çıkıyor tepesine ve gökyüzüne bakıyor dans ederek üzerinde. Ve sonra mutlaka ama mutlaka aynı istikamete geri dönüyor. Asla şaşmıyor yer yerinden oynamadıkça. Ciddiyim. Koca bir inek kakasını 10 dakikada yok edebiliyorlar takım halinde. Toprağın muhtelif yerlerine gömüyor, toprağın beslenmesine, ineklerin veya diğer hayvanların sindiremediği tohumların toprak altında yeşermesine vesile oluyorlar. Toprak oluşumunda ve dönüşümde şahane bir yerleri var. Hepimizin burun kıvırdığı "kaka"ya hakkını verenler onlar. Dışkı böceklerin yokluğunda kütle halinde duruyor ve iç kısmı havasız ortamdaki bakteri faaliyetinden sebep fermente olmaya metan gazı (biyogaz) çıkarmaya başlıyor. Aslında bunu hepimiz biliyoruz çünkü kaka işte bu yüzden kötü kokuyor. Metan gazı küresel ısınmaya karbondioksitin 20 katı fazla katkı koyuyor. (Büyük hayvan çiftliklerinin katkısını hayal edebiliyor musunuz?) İşte bu böcükler metan gazı oluşumunu azaltıyor. Yaşasın bok böcekleri!! Gerçi ilaç verilen hayvanların dışkıları bok böceklerini ve onları yiyen hayvanların sayısını azaltıyormuş. Zincirleme bir hastalık hali… (Galiba tam bu noktada büyük hayvan çiftlikleri ile ilgili ciddi ciddi düşünmemiz gerekiyor!) Öyle güçlü bir böcek ki; kendi ağırlığının binyüz katını taşıyabiliyor ve iyi alıştırma yaparsa tam bir küre haline getirebiliyor topağını. Benim gözlemlerime göre en iyi topağı yapan en hızlı topak sürücüsü haline gelebiliyor. E böylece topağı da başka birine kaptırmamış oluyor çünkü kimi zaman bir böcek gelip diğerini hooop top üstünden fırlatıveriyor. (devamı yorumlarda) #araziguncem

A post shared by Şule Seda Ay (@sulesedaay) on

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s