Niyet Ettim Bağlarımı Onarmaya

Hamileliğimle başlayan kendimi anlama ve tanıma sürecimde keşfettim yaralarımı; kendimle ve dolayısı ile çevremle ilişkimi çarpıklıklaştıran, özdeğerimi, özsevgimi, özyeterimi, özsaygımı ve özgüvenimi perdeleyen, nesillerdir çocuklara davranışla aktarılan ve içlerinde bir şeyin yanlış ve kötü olduğunu fısıldayan inançları. Davranışlarımın ve tepkilerimin oradan beslendiğini ve yine orayı beslediğini. Böylece yarattığım döngüde hayat bana yaralarımın gösterdiği kadarı gibiydi ya da belki de ben oradan baktığım için penceremden gördüğüm yine kendi içimdi.

Değişmeye başladım fark ettiğim andan itibaren. Barıştım içimle. Kabul... Anahtarımdı bütün kilitlerime. Kendimi kabul, ötekini kabulü getirdi. Kızımla ilişkim bu yoldaki öğretmenimdi. Öfkem dindiğinde kendimi nasıl içten ifade edebilir ve ötekini nasıl daha iyi anlayabilirim diye bir soru büyüdü içimde. Bu soru peşinen anadilimden başka bir dil doğurdu dilimde. Bir süre sonra bu kitaplar basıldı. Hemen gidip aldım. Okumaya başladım ama sürecimin teknikleşmesinden korktum ve kitapları da kaldırdım. O sırada ihtiyacım kendi kalp dilime odaklanmaktı çünkü.

Son iki aydır karmakarışık kafam. Duygu dünyam ve ifade dilimin ardı muğlak. İki gün önce bir de kırıldım tetiklenmesiyle çocukken yaşadığım bir üzüntünün. Ve fark ettim ki tetiklenmem ve ebeveynlerimle ilişkimde onların otuziki yıldır birikmiş taleplerine hissettiğim direnç nedeniyle kendi duygu ve ihtiyaçlarım, onların duygu ve ihtiyaçları ile bağ kuramaz haldeyim.

Zamanıdır dedim, aldım kitapları elime. Ne tuhaf değil mi burada olacakları bilmiş gibi atmışım zaten çantaya. Şimdi ihtiyacım var onları okumaya ve içimdeki sisi, bulutları dağıtmaya.

Niyet ettim kendimi ve karşımdakini anlamaya, bağlarımızı onarmaya... #birbaskakitaplik

Hamileliğimle başlayan kendimi anlama ve tanıma sürecimde keşfettim yaralarımı; kendimle ve dolayısı ile çevremle ilişkimi çarpıklıklaştıran, özdeğerimi, özsevgimi, özyeterimi, özsaygımı ve özgüvenimi perdeleyen, nesillerdir çocuklara davranışla aktarılan ve içlerinde bir şeyin yanlış ve kötü olduğunu fısıldayan inançları. Davranışlarımın ve tepkilerimin oradan beslendiğini ve yine orayı beslediğini. Böylece yarattığım döngüde hayat bana yaralarımın gösterdiği kadarı gibiydi ya da belki de ben oradan baktığım için penceremden gördüğüm yine kendi içimdi.

Değişmeye başladım fark ettiğim andan itibaren. Barıştım içimle. Kabul… Anahtarımdı bütün kilitlerime. Kendimi kabul, ötekini kabulü getirdi. Kızımla ilişkim bu yoldaki öğretmenimdi. Öfkem dindiğinde kendimi nasıl içten ifade edebilir ve ötekini nasıl daha iyi anlayabilirim diye bir soru büyüdü içimde. Bu soru peşinen anadilimden başka bir dil doğurdu dilimde. Bir süre sonra bu kitaplar basıldı. Hemen gidip aldım. Okumaya başladım ama sürecimin teknikleşmesinden korktum ve kitapları da kaldırdım. O sırada ihtiyacım kendi kalp dilime odaklanmaktı çünkü.

Son iki aydır karmakarışık kafam. Duygu dünyam ve ifade dilimin ardı muğlak. İki gün önce bir de kırıldım tetiklenmesiyle çocukken yaşadığım bir üzüntünün. Ve fark ettim ki tetiklenmem ve ebeveynlerimle ilişkimde onların otuziki yıldır birikmiş taleplerine hissettiğim direnç nedeniyle kendi duygu ve ihtiyaçlarım, onların duygu ve ihtiyaçları ile bağ kuramaz haldeyim.

Zamanıdır dedim, aldım kitapları elime. Ne tuhaf değil mi burada olacakları bilmiş gibi atmışım zaten çantaya. Şimdi ihtiyacım var onları okumaya ve içimdeki sisi, bulutları dağıtmaya.

Niyet ettim kendimi ve karşımdakini anlamaya, bağlarımızı onarmaya…

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s