Pikler pedagojisi 3 : Saygi ile bebek bakimi

(Okulsuz eğitim anneleri facebook grubu yazışmalarından derlemedir)

Pikler yöntemi bir metoddan cok bir tutum. Evet belli bir cerceve var; serbest oyun gibi. Bu; cocuklarin doğası düsünelerek belirlenmiş bir çerçeve ve sebepleri Piklerce vurgulanmis. Ancak ebeveynlik ile ilgili çözümler katı değil ve bizim kendi sınırlarımızla çok alakalı. Bir Pikler pedagogu annenin sorusuna yanit vermeden önce anneye bu konuyla ilgili kendini nasıl hissediyorsun diye sorar çünkü çözüm hem anneye hem bebeğe uymalıdır. İkisinin de rahat hissetmesi aynı derecede önemlidir.
Tutum diyorum cünkü ön planda bebege saygiyla ve sabirla davranmak, onun hizina inmek var. Bunu göz önünde bulundurduktan sonra bulunan cözümler aileye ve çocuğa göre degisebiliyor.
Pikler yaklaşımında “bakim vermek” cok önemli. Pikler’i uygulayan çocuk doktoru, pedagog ve eşlikçiler birebir olarak bakima cok vakit ayiriyor. Cocuk geri kalan vaktini serbest oyun, hareket, keşif ve uyku ile gecirdigine göre, bakim esnasinda onu seven ve gözetenlerle geçirdiği vakit çocuk için çok önemli. Bu yüzden de bu süre içerisinde ona bakım veren ile ten ve göz teması, ilişkisinde doyuma varması ve ihtiyaçlarının giderilmesi vurgulanıyor.
Bakim neyi iceriyor?
-Bez degistirmek
-Üstünü cikarip giydirmek
-Banyo yaptirmak
-Ellerini yikamak
-Yemek yedirmek
-Tirnak kesmek
-Gün ortasinda minik ihtiyaclari gidermek (burun silmek, kiyafet düzeltmek, vs)
Pikler Eşlikçisi Eğitimini alırken bircok resim ve video ile calisiyoruz. Onlara dikkatle bakiyoruz; üzerinde tartismalar yapiyoruz. Resimlerde bile görünüyor bakim esnasindaki o bag, o mutlu ve tatmin minikler, huzurlu gülücükler. Aliskin oldugumuz durumdan cok farkli. Cocuklar hem lezzet aliyor hem direnmiyor. Hem de o bakimin onlarin gelisimine olaganüstü katkilari oluyor.

Peki nasil yapiliyor bakim?

3,5 aylik bir bebegin videosunu izledik. Yataginda sirt üstü yatan bebek eşlikçisini görünce seviniyor ve ona parmagini uzatiyor. Eşlikçi de parmagini uzatarak cevap veriyor ve parmaklar bulusuyor. Yavasca yerinden kaldirmadan eşlikçi bebege onu bakimini yapmak icin geldigini ve kaldiracagini anlatiyor. Eşlikçinin bebegi cok dikkatlice yerinden kaldiriyor ve koluna yatirarak bakim yapacagi köseye gidiyor. Her yapacagi hareketi anlatiyor bebege ve ondan yardim istiyor. “Bana sag elini uzatir misin?” diyor ve sag eline dokunuyor. Bebek sag elini uzatiyor. Bebegi silmek icin bir bez aliyor eline ve bebege gösteriyor “Bak simdi seni bununla silecegim, tamam mi?” ve bir kac saniye bebegin anlamasini, tepki vermesini bekliyor. Eşlikçi yanindaki masadan birseyler alsada bir eli hep bebegin üzerinde; sanki burdayim der gibi. Bir sey almak icin bir kac saniye gözlerini ayirsa da bebekten hemen bakislari birlesiyor ve devam konusuyorlar. Bebek bakim esnasinda hic gergin degil. Cok sakin ve gülücükler saciyor konusmalarina cevap olarak. Yaga batirilmis pamuklarla silmeye basliyor eşlikçi bebegin belli bölgelerini. Cenesinin altini silmek icin harika bir yöntem uyguluyor. Bebegin cenesini tutup yukariya kaldirmiyor; “Yüzünü bu tarafa cevirebilir misin?” diyor ve derken parmagini bebegin gözleri önünden sola dogru hareket ettiriyor. Bebegin kafasi parmaklarla birlikte gidiyor, cenesinin alti ve bogazi aciliyor. Kadın bogazinin altini siliyor. Hic zorlama yok, hic cekistirme yok. Bebek gergin degil cok rahat. Her adim bebege anlatiliyor. Bir ara icerden baska bir bebek agliyor ve eşlikçi ona sesleniyor “Şimdi Ali’nin altını değiştiriyorum, biter bitmez yanına geleceğim!”. Sonra bebege dönerek onunla olan birlikteligini kisa da olsa böldügü icin özür diliyor (!!). Banyosu yapilan bebek yine ayni yavaslikla, onunda yardimiyla giyindiriliyor. Sacini tarayacakken önce taragi gösteriyor kadın bebege ve saclarini tariyacagini söylüyor. Son olarak yerine götürürken etrafta bebegin dikkatini ceken objelerden bahsediyor. Bebegi usulca yatagina yatiriyor. Bebek kizıyor, aglamaya niyetleniyor. Eşlikçisi sakin bir sesle “Seninle birlikte olmak cok güzeldi. Ama simdi diger cocuklar var sirada. Sen yorgunsun biraz yat dinlen” gibi seyler söylüyor ve aniden bebek sakinlesiyor.
20 aylik bir cocugun bakim esnasindaki videosunu izledik. Eşlikçi cocukla göz hizasinda olmaya ve bakima onu davet etmeye özen gösteriyor. Bakim yine “cocuğa yapilan” bir sey degil, birlikte yapilan bir sey haline geliyor. Eşlikçii yapilacak her hareketi önden söylüyor ve cocugun tepkisini bekliyor. Ona yeterince zaman ve yer vermeye calisiyor. Bezi degistirirken cocuk ayakta kenardan tutunarak destek aliyor. Bakimda hangi pozisyonu alacagina cocuk karar veriyor ve eşlikçi de onun hareket ihtiyacina karsilik vermeye calisiyor. Kiyafetleri giyinecegi zaman 2 cesit gösteriyor cocuga ve cocuk kendi seciyor. Kiyafetleri giyinirken cocuk eşlikçisine yardim ediyor. Kolunu isteyince uzatiyor. Cocuk bir ara bakım verenine sariliyor ve birlikte gülümsüyorlar. Çocuk kendi giyinmek istediginde izin veriyor ve bekliyor. Bir ara cocuk çoraplari inceliyor ve birlikte çoraplarin üstündeki motiflere bakiyorlar. Taragini gösteriyor eşlikçi cocuğa ve önce cocuk kendi tariyor saclarini sonra kadın devam ediyor. Eşlikçinin hareketleri hep yavas, sicak, anlayisli. Bakim bittikten sonra birlikte aynaya bakiyorlar ve cocukla vedalasip onu grubuna birakiyor.
Bakimdaki önemli noktalar ve sebepleri:
*) Eşlikçi yapacaklarini, olacaklari önden haber veriyor, cocugun isitmesini ve algilamasini bekliyor ve onu yardim etmeye davet ediyor. Yani cocugun hizina ve gelisim durumuna göre davraniyor. Cocugu cekistirip elleriyle bir o yana bir bu yana cevirmiyor. “Çocuğa” bir seyler yapilmiyor.
Mesela minik yenice dogmus caresiz ve yetiskin ellerine mahkum bir bebek icin o eller cok önemli. Ona usulca dokununca eller o ten temasi bebegin ihtiyaci olan biseyi karsiliyor. Saygiyla ve sevgiyle dokunulunca bebek gerilirmiyor ve tam tersine dokunuslardan haz ve lezzet aliyor. Bakim esnasinda mutlu gülücükler saciyor ve o bakimi istiyor. Kendini kasmiyor, bedeni cok rahat bir sekilde bakım verenin kollarinda ve bu da onun isini daha cok kolaylastiriyor.
Yavas olmak ve acele etmemek, yapacaklarini önden söylemek bebege ve cocuga o anda ne oldugunu fark etmesine yardimci oluyor. Olayi takip etmesi ve o anda etkin olmasi icin bu cok önemli.
*) Eşlikçi cocukla iletisim halinde ve göz göze olmaya dikkat ediyor. Onun dikkatini eline oyuncak vererek veya yukariya oyuncak asarak dagitmiyor, bilakis dikkatini kendine ve o anda olanlara vermesini istiyor. O ani birlikte yasamalari icin ve o anda bir iliski kurmalari icin bu cok önemli oluyor. Bakim yapilan yer/ortam cocuga yeterince alan sagliyor. Eşlikçi bebeğin üzerine egilmemeye, hareket alanini kisitlamamaya cok özen gösteriyor.
*) Cocukla isbirligi yapabilmeye cok önem veriliyor. Isbirligi konusu cok hassas ve cok önemli Pikler eşlikçileri icin. Bakim esnasinda sergilenenler sosyallesmeyi ögrenmeyede ilk adimlar oluyor böylece. Hem cocuklar isbirligi yaptiklarinda kendilerini etken ve yapabilir görüyorlar, kendilerine güvenleri artiyor ve kendilerini degerli hissediyorlar. Hem de isbirligi demek karsilikli saygi, güven demek. Cocuk kendini ciddiye alinmis ve kendini bakim esnasinda bakım veren yetişkinle esit degerde hissediyor.
Peki is birligi nasil mümkün oluyor?
-Cocuk ve eşlikçi dialog halinde; eşlikçi cocugu davet ediyor, yapacaklarini söylüyor ve yardim istiyor. Cocuk isterse yardim ediyor.
-Cocuga zaman veriliyor, acele edilmiyor. Yardimini istedikden sonra sabirla bekleniliyor.
-Eşlikçi cocugun gelisim durumuna göre hareket ediyor ve isbirligi icin ne tür yardima ihtiyaci oldugunu gözlemliyor.
Isbirligi eşlikçi icin de cok önemli. Kendini etken hissediyor cünkü cocuk onunla isbirligine giriyor (“sözümüzü dinletemeyince” kendimizi nasil caresiz hissederiz-bu tam tersi duygu). O da durumdan memnun, bakim esnasinda eglenebiliyor ve mutlu oluyor.
*)Cocuklarin etkin olmalarina ve denemeler yapmalarina izin vermeleri cok önemli Pikler eşlikçileri icin. Cocuk bir anda degil, ama adim adim bagimsizliga hazirlaniyorlar. Bunun icinde ihtiyaci oldugu kadar zamani oluyor-her cocuk buna kendi karar veriyor. Cocuk ne yapabildigini ve ne ögrenmesi gerektigini görüyor.
*) Cocuklar duracaklari pozisyona kendileri karar veriyor. Bebeklerin bakimi genis bir masada sirt üstü yapiliyor; bebekler dönmek isteyince dönebiliyorlar. Bebekler tutunup kalkabilecek yasa geldiklerinde bezlerini ayakta degistiriyor eşlikçi. Bu noktaya cok önem veriyor Pikler pedagoglari. Bir yandan cocugun hareket özgürlügünü kisitlamiyorlar (tutunup kalkmaya basladiklari andan itibaren yatmak istemez cocuklar). Kalkacak yasa geldiklerinde genis ve kenarlari yüksek bir masada yapiliyor bakimlari. Kenarlardan tutunup kalkabiliyorlar ve hareket etmeleri icin yeterince alanlari oluyor. Diger yandan da cocugu yatirmak onu sanki caresiz bir duruma düsürüyor. Yetiskin üzerinde evirip cevirerek birseyler yapiyor; cocugun hem katkisi olmuyor, hem de gücsüz hissedebiliyor kendini. Önemli bir noktada cocugun gelisim noktasina saygi duyulmus olunmasi. Kalkabilen cocuk kalkabilmeli ve yatili kalmaya zorlanmamali.
*) Cocuklar bakim esnasinda oyun oynamaya basladiklarinda olumlu cevap aliyorlar. Mesela bakima davet ediliyorlar ve gelir gibi yapip kaciyorlar. Bakim esnasinda türlü türlü oyunlar üretebiliyorlar; kollarini uzatacaklarina ayaklarini uzatabiliyorlar. Bu tür oyunlar hep anlayisla tebessümle karsilaniyor ve cocugun oyununa uygun bir sekilde karsilik veriliyor. Bakim zamanini fazla dagitmadan, ama stresde yapmadan cocuklarin bu tür oyunlarina izin veriliyor. Bakimda eglenmeleri ve mutlu olmalari eşlikçiyi de cocugu da olumlu etkiliyor.
Deneyimler:
Kızım üç aylıktı onu giydirirken bana kollarını uzatttığında. Çok yavaştım, sakindim ona hep önceden haber verirdim. Benimle göz temasında kalırdı ve sırayla kollarını bacaklarını uzatırdı. Alt değiştirmeyi çok severdi. Poposunu bana yardım etmek için kaldırdığında 5-6 ay civarındaydı. Bizim giyinmelerimiz, bakım zamanlarımız pek kavgalı gürültülü olmadı. Büyüdüğünde koşullar değişti; birbirimize uyum sağladık. Böyle bir tutumla benim onun bakımını, güvenliğini ve sağlığını katıksız bir saygı ile sağlayacağıma güveniyordu. Bu nedenle bizim tercihlerimize olan güveni çok sağlamdı. TV, yiyecek gibi tercihlerde ya da güvensiz durumlarda hemen bize uyumlanırdı. Aramızdaki bağ görünür biçimde kuvvetliydi.
Bu yaklaşımın bize en büyük katkılarından biri kızımın o an olan biten her şeyin farkında olabilmesiydi. Bu öyle uyanık bir farkındalık hali ki; stressiz, kaygısız. Bebek tam bir öğrenme halinde. Kızım kelime dağarcığını en çok o anlarda geliştirirdi. Bu bakım anları öyle kuvvetli bir iletişim hali ki, minicik bebeğin belirsiz mimiklerini size soru bile sorduğunu fark ettiğinizde şoka giriyorsunuz. Kızımın 2-3 aylıkken çenesini hafif kaldırdığında söylediğim kelimeyi mesela tarak, tekrar etmemi istediğini fark etmiştim. Ve işte o andan sonra onu sadece izledim. Ona sadece güvendim. Onun tam bir birey olduğunun gözle görülür kanıtıydı ve ben bebekleri şimdiye kadar fazlaca hafife almıştım. Bu yaklaşım her şeyde kızıma güvenmem gerektiğini öğretti bana. Anneliğim kolaylaştı, sakin ve huzurlu bir ilişkimiz oldu.
Bu şekilde saygılı bir tutum çocukta eşit değerde olduğu hissini yaşatıyor. Özdeğer duygusu işte tam da bu şekilde inşa ediliyor. Biz ona saygı duydukça özsaygısı inşa oluyor ve biz ondan yardım isteyip bekledikçe, ona teşekkür ettikçe, katkısını onayladıkça öz yeterlilik hissediyor. (“Ben yapabiliyorum, yeterliyim, deneyebilirim ve sürecim fark edilmeye değer”).
Pedagogun anneye sorduğu soru çok önemli: Sen o anlarda ne hissediyorsun?
Çünkü çocuklarımıza karşı davranışlarımızı o an hissettiğimiz duygular yönlendiriyor. Güç savaşlarında ve gerilmelerde aslında ya aceleci hissediyoruz, hemen olsun diyoruz, ya çaresiz hissedip çocuğu dinlemeden anlamadan güç uyguluyoru ya da yetersizlik ile öfkeleniyoruz. Bazen de sosyal baskı hissedip çocuğu zorluyoruz. O nedenle ilk soru olmalı bizim ne hissettiğimiz. Anlamamız gereken ilk duygu kendi duygumuz. Bizi bu yaklaşımı uygulamaktan alıkoyan nedir? Bunu nasıl değiştirebilirim? Düşüncelerimi nasıl değiştirebilirim?
Pikler yönteminde katı çözümler yok. Bunların hepsi durumsal. Bizim hislerimize ve çocuğumuzun duygularına, arzularına yönelik çözümler her an değişebilir. Bu tutumun yöntem sayılabilecek tek şeyi; kendimize sormak, dinlemek, anlamak, çocuğumuzu dinlemek, anlamak ve sonra dikte etmeden, karşılıklı çözümlerimizi sunarak orta yollar bulmak. Çözüm yolu bundan ibaret.
Son olarak genelde bana sorulan bir sorunun cevabını da buradan paylaşmak istiyorum. Elbette yukarıda bahsedilen Pikler sınıfları ile ev farklı. Sınıftaki Pikler eşlikçisi ve anne farklı. Bütün günümüzün bakım anları ve serbest oyun olarak bölünmesi evde söz konusu değil. Çocuklar elbette oyun gruplarındaki rutinler ile evdeki durumu ayırt edip ona göre uyumlanıyorlar.
Benim bu konuda yaklaşımım çocuğumun ihtiyaçlarını izlemek oldu her zaman. Sabah bakımını yapar, kahvaltı eder güle oynaya sonra onu salona serbest oyunla baş başa bırakırdım. Zorlamazdım. Bu zaten bana doymuş kızımın tercihi olurdu. Oynar oynar ve oynardı. Bana sordukça sorularını yanıtlardım. O arada kitap okur veya bazı işlerimi yapardım. Bazen 1,5 saat kadar kendi kendine oynardı. Yanıma gelip beni oyuna katardı yorulunca bazen de. Birlikte oynardık. Öğlen yemek yer, dışarı çıkar gezerdik. Akşamları günün toplam stresi nedeniyle bana daha çok ihtiyaç duyardı ve kendi kendine oynamazdı. Zorlamaz teklif etmezdim. Onun ihtiyacı ne ise onu karşılardım.
Büyüme atakları ve zihinsel atakları dönemlerinde hiç serbest oyun oynamaz kucağımdan inmezdi. Bir kaç hafta sonra her şey eski düzenine geri dönerdi. Demek istediğim elbette biz oyun grubu eşlikçisi değiliz. Çocuğumuzun bizden beklentileri çok çok daha fazla. Bu sadece bir tutum. Sınırları keskin olmayan bir tutum. Çocuğa saygı ile yaklaşma biçimi benim için. Kızımla dengemi bu bakış açısından aldığım ilhamla kurdum. Ama bir Pikler annesi olarak değil, kızımın annesi olarak. Kendimi ve kızımı kalıplara sokmadan.

Yazarlar: Ülkü Yüksel ve Şule Seda Ay

 

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s