Sadece “ol”

Renk renk taşların üstünde oturuyorum bir akşam üstü. Güneş yüzüme değiyor. Ilık.
Sanki ilk defa dokunuyor tenime. Öyle sanıyorum. Hayatımda ilk kez güneşin tadını çıkarıyorum. Gözlerimi kapatıp, gülümsüyorum. Tenim ısındıkça sakinliyorum, şeffaflaşıyorum. İçim duru, dingin bir su gibi…

Az önce, dizlerime kadar gelen denize dokunduğum anı düşünüyorum. Su ipek gibi, yumuşacık.
Parmaklarımı kaydırıyorum suyun içinde.
Su, sıcacık.
Su, varla yok, yokla var arasında bir yerde.
Belki de parmaklarım denize, deniz de parmaklarıma dönüşmüş içinde. Belkisi fazla. Öyle.

Bir kaç çakıl alıyorum avucuma. Ellerimi gezdiriyorum taşlarda. Onlara dokunmak dünyaya dokunmak, onlara dokunmak dünyayı anlamak gibi. Bunu o an fark ediyorum.

Sanki etrafımdaki her şey yeni. Yaşadığım her neyse ilk kez deneyimleyen bir çocuğunki gibi. Her şeyi ilk defa görüyor, ilk defa dokunuyorum.
Çünkü bildiğim her şeyi unuttum. Tüm yargıları, anladığımı sandıklarımı, eskiden inandıklarımı… Yeniden doğdum ve yetişkin bir çocuk oluyorum. Dünyayı keşfe çıkıyorum.

Bilmem gereken her şeyi bildiğime dair bir his gelip yerleşiyor içime, aradığım bütün cevaplar içimde…
Artık başka hiçbir şeye ihtiyaç duymuyorum.
Hissetmem gereken her şeyi, şimdi, tam şu anda hissediyorum.
Evrendeki yerimi biliyorum.
Tam orada duruyorum, bir ve bütün.
Var oluş amacımı yaşıyorum.
Derin bir nefes alıp sadece ‘ol’uyorum.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s