KARAR VEREBİLEN ÇOCUKLAR YETİŞTİRMEK

KARAR VEREBİLEN ÇOCUKLAR YETİŞTİRMEK Hayat, inişli çıkışlı, kayalıklı düzlüklü, arkamızdan yakalamalı ve şaşırtmacalı. Hayat atmayı düşündüğümüz adımların taşlarını döşediği bir yol. Kararlarımızın; tutunacağımız dalları, tırmanırken belimize...

 

Hayat, inişli çıkışlı, kayalıklı düzlüklü, arkamızdan yakalamalı ve şaşırtmacalı. Hayat atmayı düşündüğümüz adımların taşlarını döşediği bir yol. Kararlarımızın; tutunacağımız dalları, tırmanırken belimize bağlayacağımız güvenlik halatını elimize verdiği, ya da vermediği bir macera.

Karar vermek kolay görünse de, kendimiz için doğru kararlar alabilmek, önümüzü ardımızı görebilmek, farkındalıkla karar verebilmek bir beceri. Karar vermeyi öğrenmek ise bebeklikten başlayan uzun bir süreç.

Bebeklerin karar verebilmesi kulağa pek inanılır gelmiyor biliyorum. O nedenle bugün hepimize başka bir pencere açmak istiyorum.

Çocuklarınızın karar vermesini sağlayın deyince uzmanlar, hepimizin aklına giyeceği pijmanın rengi, yiyeceği meyvenin seçimi, parka gitmek isteyip istemediği geliyor. Oysa çocuklar bundan çok daha fazla seçim yapıyor ve bundan fazlasına ihtiyaç duyuyor.

Bir bebek, biz farkında olmadan bir çok karar alıyor:
Nereye bakmak istediğine, neye uzanacağına, neyi öğrenmeye hazır olduğuna, neyi merak edeceğine ne zaman emekleyeceğine veya yürüyeceğine karar veriyor.

Bir çocuk nereye tırmanacağına, nasıl tırmanmanın onun için güvenli olduğuna, düşmeden merdiven çıkmak için nasıl pozisyon alacağına, kaydırakta arkasında biri varken beklerse mi, kayarsa mı onun için daha iyi olacağına karar veriyor.

Bizler bebeğimizin karar verdiğini aklımıza pek getirmiyoruz. Bu nedenle o başka bir yere bakıp incelerken, onun bizim elimizdeki kartlara, oyuncaklara bakması gerektiğine karar veriyoruz ve onun bu oyuna hazır olduğunu varsayıyoruz.

Bizler onların kararların doğruluğundan endişe duyduğumuz ve yavaş davrandıklarını düşündüğümüz için ‘şimdi ayağını şuraya koy, hadi kay herkes seni bekliyor, daha hızlı, daha yavaş, şuradan yürü, topa şöyle vuracaksın, bu oyuncağı şöyle tut, dikkat et!!!’ gibi ‘gergin’ direktiflerle onların işini kolaylaştırmaya, onları hızlandırmaya ve karar vermeyi öğretmeye çalışıyoruz.

Ama Alfie Kohn’un dediği gibi ‘karar vermek, karar verilerek öğrenilir.’

Ben bugün size çocuklarımızı bu açıdan destekleyebileceğimiz, onlara güven duyduğumuzu ifade edebileceğimiz ve onları izledikçe de onlara güvenebileceğimiz bir yaklaşımdan bahsedeceğim.
‘Fark etmesini sağla!!’.
Ben buna direktif vermek yerine, farkındalık yaratmak diyorum. Bebeklerin dikkatini dağıtmak ve bizim istediğimiz şeyle ilgilenmesini sağlamaya çalışmak yerine; onun baktığı yöne bakmak, ilgilendiğini şey hakkında konuşmak. Çocuğumuza direktif vermek yerine, çevresi hakkında bilgi verip beklemek, denemesine, karar vermesine, yanılınca yeniden denemesine izin vermek. Ona güvenmek.

‘Ağaçlar rüzgarda sallanıyor. Yapraklar hışırdıyor.’ (Bebek o yöne bakarken)

‘Şimdi arabana uzanmaya çalışıyorsun. Kırmızı arabaya elini uzattın. Almayı denedin. Düştü. Bir daha denedin. Vazgeçmiyorsun. Ve işte. Aldın.’

‘Bebeğim, tam önünde bir çukur var. Çukura yaklaştın.’

‘Hımm, kenara yaklaştın. Burası boşluk. Gördün mü? (Yanında durarak) Evet ayağını uzattın ve ayağın boşluğa geldi. Burası yüksek. Oynamak için güvenli değil. Nerede oynayabilirsin?’

(Kaydırak merdiveninden çıkarken)
‘Arkanda bir çocuk var. Evet sana yaklaştı. Önünde bir çocuk bekliyor kaymak için. O kayınca sen de kayabilirsin.’

(Sallanan, dengesiz bir yere çıkmaya çalışırken yanına gelerek sakince)
‘Bu sehpaya çıkmak istiyorsun. Deneyebilirsin. Yanındayım. Hımm evet ayağını atınca sallandı. Biraz dengesiz çok güvenli görünmüyor. Ne yapabilirsin?’

‘Tırmanma oyununu oynuyorsun. Ayağını buraya soktun. Şimdi öbürünü sokacak bir yer aradın. Başka bir yer bulmakta zorlandın sanırım. Ayağını koyabileceğin bir çıkıntı var mı etrafında?’

‘Vaay gerçekten hızlı koştun ve masaya yaklaştın. Burada sivri bir köşe var gördün mü? Evet bu sivri köşenin farkında olmanı istiyorum. Çarparsan canını yakacağından endişeleniyorum.’

Bu yaklaşım bebeklere ve çocuklara beden farkındalığı verdiği gibi, durumu, çevresini algılama yeteneğini de geliştiriyor diye gözlemliyorum. Çocuk çevresini incelemeyi öğreniyor. Bedenini ona göre konumlandırıyor. Kendini güvende tutuyor, çeşitli olasılıkları deniyor ve sonunda o durum için geçerli bir karara varıyor. Başka insanların farkına varıyor. Onların davranışlarına göre kendini konumlandırıyor, kararını yeniden gözden geçiriyor.

Kendi kızımda gözlemlediğim ikinci etkisi ise dil gelişimine katkısı. Kendi yaptığı iş, kendi merakı, kendi çevresi hakkında farkındalık katmak; ona ‘kelimeleri’ vermişti. Kelimeler daha çabuk somutlaşmıştı zihninde belki de. Daha dokunulur olmuştu.

Eğer küçükken böyle bir yaklaşımla farkındalık yaratırsanız, ileride kendini güvende tutmak konusunda ustalaştığını göreceksiniz. Güvenliği konusunda aldığı kararlar, bedenini tanıması ve kendine duyduğu güven ile şekillenecek.

Alfie Kohn’a katılıyorum!! Karar verebilen çocuklar, karar vererek yetişecek!! Bizim hiç farkında olmadığımız seçimlerdeki kararlarla!!

Eğer daha önce denemediyseniz, biraz sakin kalma pratiği yapıp yanına yaklaşmayı ve yanında olup güvenliğini sağlamayı deneyiniz. Çocuğunuz bu yaklaşımınıza alışana kadar ona zaman verin ve pes etmeyin derim!!

Sevgilerimle.

*Bugün çok sevdiğim bir blogda Alfie Kohn’un bu sözünü okuyunca yazmadan edemedim. Keyifli okumalar dilerim.

 

 

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s