HAREKETİ KEŞFETMEK

Bakın.
Dikkatli bakın.
Çocuk bedendir.Çocuk.
Bedeni bilendir.Önce tanımak için kaldırır kollarını. Görmek için mücadele verir ellerini. Parmakları dokundukları mıdır? Açıp kapatmak nasıldır? Avucunun içine değen parmakları mıdır?

Sadece parmaklarını düşünür çocuk.

Kolunu yukarı kaldırmak, bilekten elini döndürmek, dirsekten yavaşça bükmek nasıl bir histir?

Sessizce. İzleyin.
Hisseder çocuk.

Sırt üstü uzanırken, yüz üstü dönmeyi,
yüz üstü yatarken dizlerinin üzerinde kalkmayı denemeyi.. ellerden destek almayı, zemini ve bedeni hissetmeyi, ellerinin üzerinde emeklemeyi yalnız öğrenmez, hisseder çocuk.

Bedeninin her kasını ilmek ilmek çalıştırır, her kıpırtıyı fark eder ve zamanla tamamlar çocuk.

Biz müdahale edip zamansız ellerinden tutup yürütmezsek, ona ait olmayan beklentiler yüklemezsek omuzlarına:

O daha önce hiç çalışmamış kaslarını gerer, gevşetir, kendini hazırlar ve nihayetinde hareket eder. Hareketini ince ince işler çocuk.

Zamanı geldiğinde yürür.

Adımlar.
Koşar.
Bacaklarının ne işe yaradığını keşfeder.
Zıplar.
Bedeniyle bütünleşir çocuk.

Ruhu bedendedir; parmaklarındadır ruhunun parmakları.
Bacaklarındadır.
Kollarında, gözlerinde,
gülümsediğinde dudaklarındadır..

Çocuğun ruhu bedeniyle dans etmektedir o hareket etmeye davrandıkça.

Bu öyle bir ahenktir ki…
Büyülenir çocuk.

Sadece koşmak için koşan çocuklar görürsünüz o vakit. Yüzünde bir gülümseme, dudaklarında bir kahkaha.. Koşabilmenin, bedeni tanımanın neşeli çığlığı kulaklarında..

Koşuyordur, öyleyse vardır. Buradadır. Deneyimliyordur çocuk. Yaşıyordur.

Hareket mutluluktur.
Ve.
Mutludur çocuk.

Türlü müdahalelerle, öğretilerle, yetişkinlerin zamanlaması ile büyür şimdilerde çocuklar.

Büyüdükçe çekilir hareket bedenlerinden. Uzaklaşırlar kendilerinden. Hareketin amacı vardır artık. Çarklarını döndürür sistemin. Yorulur. Küser. Durur yetişkin çocuk.

Ama yine de izleyince koşan çocukları bizim de içimize sızar o mutluluk. Peki ya biz?

Sahi biz en son ne zaman hissettik bedenimizi? Hareketimizi?

Ahengimizi ne zaman kaybettik?

Ahengin büyüsüdür oysa yüzümüze yayılan gülümseme, içimizdeki çoşku sahnedeki dansçıları izlerken. Harekettir, bedendir, bütünlüktür bizi büyüleyen. Çünkü onların içindedir hala çocuksu ahengi.

Sanırsın hep ama hep dans ederler, hep ama hep sahnedeler!!

Hareketi hissedebilenlerin enerjileri hep aynı!! Bedenleri o enerjinin, kendilerinin bir yansıması. Hareketlerindeki ahenk, mutluluklarının kaynağı.

Sanırım büyüdükçe çekiliyor insanın ruhu parmaklarından düşüncelerine doğru. Kafasının içine sıkışıyor tüm sahip oldukları. Belki o yüzden anlamıyoruz biz çocukları.

Yeniden hissedebilmek için:

Biraz esnemek lazım belki de. Sabah uyanıp, gözlerimizi kapatıp, sadece kollarımızı kaldırmak.

Yukarı.

Daha yukarı.

Ve sadece kollarımızı düşünmek. Az sonra bacaklarımıza da biraz ruhumuzdan üflemek..

Biraz esnemek lazım.

Bütün bu koşturmacada durup, biraz esnemek.

Çocuklar gibi sadece bedeni hissetmek.

Şşşş, sessiz.

İzleyin.

Hareketin ahengini görecek, sürecin bütünlüğünü anlayacaksınız. Büyülenecek ve bir daha müdahale etmek istemeyeceksiniz.. Nefes bile almadan sadece izleyeceksiniz.. Çocuğun kendiliğinden öğrendiğini göreceksiniz. Dikkatini dağıtmaktan korkup tek kelime edemeyeceksiniz.

Çünkü anlamsız sandığımız her hareketlerinin arkasındaki derin anlamı fark edeceksiniz.

Hareketi keşfedeceksiniz.

Sadece izleyin.

Şşşş.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: