Topak

Bu bir bok böceği. Az önce, topağın üzerine çıktı ve gökyüzünün bir resmini çekti. Güneşin konumuna baktı ve durduğu yeri tam koordinatları ile işaretledi. Sonra da dümdüz hiç durmadan gideceği yere doğru itti arka ayaklarıyla acele ile hazırladığı dışkı topağını. Evinin yolunu, topağının yerini, bulmak için geceleri ay’ın ve samanyolu’nun, gündüzleri de güneşin resimlerini çekmek ve sonra ilerledikçe gördüğünü zihnindeki o resimle karşılaştırmak suretiyle dosdoğru bir yol çizmek onun işi. Yönün değiştini (mesela topakla birlikte alınıp başka yere konduğunu) anlar anlamaz geri çıkıyor tepesine ve gökyüzüne bakıyor dans ederek üzerinde. Ve sonra mutlaka ama mutlaka aynı istikamete geri dönüyor. Asla … Okumaya devam et Topak

Yaz

Nisan ayının son günleriydi; arabadan inip araziye adım atar atmaz bildim bir şeylerin değiştiğini. Bugün o günlerdendi: Mevsim dönümü. Yerden yüzüme doğru yükselen taze ot kokusu ve birazcık da nem değildi artık, henüz belli belirsiz bir sıcaklıktı ve hem sırtımda hem toprakta ısı o günden sonra hızla artacaktı. Bastığım yerin yumuşaklığı değişmişti sanki. Yoksa otlar bugün biraz biraz sararmış mıydı? Toprak üstünde daha önce olmayan örümcek ağları peydah olmaya başlamıştı bir anda, bir kaç hafta sonra yağacak Mayıs yağmuruna kadar toprak kuru ve ağ ile kaplı kalacaktı. O gün sesi ve ışığı da değişmişti arazinin. Demek çok geçmeden menengiç ve … Okumaya devam et Yaz

DoğadaBuAn

Enginar yapraklarım kurumuş, beklediğim kitap da gelmiş ben yokken ❤️ Yaprakları çay yapacağım, karaciğere şifa olsun. Kitabım ise tahminimden bile güzel. @dogadabuan şahane bir rehber hazırlamış ve demiş ki; “Yıllar önce Sarıkeçili Yörükleri’ni ilk ziyaret ettiğimde ilkbahar göçlerine başlamak üzerelerdi. Yaklaşık 40 günlük göçleri boyunca arkadaşlarımla onlara eşlik edecektik. Günde ortalama 20 kilometre yolu, dağlardan ve nehir kıyılarından, farklı hava koşullarında yürüyecek ve geceleri çadırda kalacaktık. Çok zorlu geçeceğini düşündüğümüz bu yolculuk esnasında hastalanabilir ya da sakatlanabilirdik. O nedenle su geçirmez ama nefes de alabilen kıyafetlerimiz, altı kaymayan ayakkabılarımız, üç mevsim kullanabilen çadırlarımız, -20 derece soğuğa dayanıklı tutumlarımız ve çeşitli … Okumaya devam et DoğadaBuAn

Dilek

Büyük gündü bugün. Temeli kapattık nihayet. Kökler tamam, şimdi gövde yükselecek. Hepimiz içimizden geçen şeyleri seçmiştik temele gömmek için; boncuk ak kavak dalı dedi, ben kekik, Asım da zeytin dalı. Gerisi içimizden geldiğince çoğaldı; adaçayı, sığla, kına, buğday, çınar yaprakları, uğur taşım ve kanatlı akçaağaç tohumları… Dileklerimizi, hayallerimizi bir kağıda yazdık, çembere bıraktık dallarımızı yapraklarımızı. Dedik ki: “Yuva’nın temeli bitiyor bugün. Hayr olsun. Aşk’a, huzura, kabule ve neşeye doğru uzattığımız köklerimiz olsun temeline koyduğum kayından kökler. İki zeytin dalından biri barış olsun; önce içimizde sonra hanemizde. Diğeri de can kulağımız olsun verdiğimiz; herkesin ve herşeyin öz’ündeki bilgenin sesine. Ak kavağın yaprak … Okumaya devam et Dilek

Kök

Arazimizi ve yuvamız olacak vadiyi çok seviyorum. Kurduğum bağ gitgide derinleşiyor ve oralı oluyorum… Oraya köklendiğimi hissediyorum. Ama… Yine de çekiyor köklerim beni dede toprağına. İçimin mevsimleri sanki burayla aynı zamanda değişiyor, olduğum yerde hava başkayken, buranın koca karı soğukları, nisan yağmurları bir anda bastırıveriyor. Nadasa bıraktığım her yerinde kalbimin aynı bura gibi hemen küçük çam ağaçları bitiyor, içimin ekilmemiş her boş odasında buranın ormanları büyüyor… Demem o ki benim takvimim bi’ burayla tutuyor.  Yattığım şu yerde, Bolu’da, bir ormanın içinde küçük, küçücük bir kulübem olsun istiyorum. Hayattan bundan gayri bir beklentim yoktu kendimi bildim bileli zati; bir ocak, bir … Okumaya devam et Kök

Orman günlüğü

Karlı kayın ormanında… 7 Mayıs ’17 Kuzuyayla/Kocaeli Duydum. Tam şu kayanın oradan konuşuyordu. Zülüfleri dökülmüştü yüzüne. Başının üstünden bir ağaç göğe yükseliyor ve çenesinin altından incecik kaynak suyu akıyordu. Gökteki ve yerdeki bütün hikayeyi suya üflüyordu. #ormanınyüzü Mayıs ’17 Yalova/Gökçedere Orman Gülü – Yalova Termal Biri dört biri de beş yapraklı yonca. 😍 Orman yolunda çıktı karşımıza. Yalova/Gökçedere Bütün yolları, eski patikaları kapatmış orman; çığ ile inmiş tonlarca kaya dağın tepesinden aşağıya. İlerleyemedik derinlere. Dağın bizden sakladığı neydi ki acaba? Yalova/Gökçedere Azık Yalova/Gökçedere Su teresi. Ormandayken hem içilebilir su işaretçim hem de azığım. Az ileride de yarpuz var… Ooh! Mis.. Şükür. … Okumaya devam et Orman günlüğü

Niyet Ettim Bağlarımı Onarmaya

Hamileliğimle başlayan kendimi anlama ve tanıma sürecimde keşfettim yaralarımı; kendimle ve dolayısı ile çevremle ilişkimi çarpıklıklaştıran, özdeğerimi, özsevgimi, özyeterimi, özsaygımı ve özgüvenimi perdeleyen, nesillerdir çocuklara davranışla aktarılan ve içlerinde bir şeyin yanlış ve kötü olduğunu fısıldayan inançları. Davranışlarımın ve tepkilerimin oradan beslendiğini ve yine orayı beslediğini. Böylece yarattığım döngüde hayat bana yaralarımın gösterdiği kadarı gibiydi ya da belki de ben oradan baktığım için penceremden gördüğüm yine kendi içimdi. Değişmeye başladım fark ettiğim andan itibaren. Barıştım içimle. Kabul… Anahtarımdı bütün kilitlerime. Kendimi kabul, ötekini kabulü getirdi. Kızımla ilişkim bu yoldaki öğretmenimdi. Öfkem dindiğinde kendimi nasıl içten ifade edebilir ve ötekini nasıl … Okumaya devam et Niyet Ettim Bağlarımı Onarmaya