Yuva

Sağdaki Süleyman Dayı. Sanıyorum 85 yaşında ama hepimizden daha hızlı. Soldaki oğlu. İkisi de köylüm. Bize ve destek aldığımız ustalara ev inşasında yardım ediyorlar zaman zaman. Yoğun bir tespit çalışmasının sonunda evin enerji dengelemesini bitirdim şükür. Evin bereketini, insan bedenini ve sağlığını önemli ölçüde etkileyen jeopatik noktalar özel bir şekil verilmiş bakır tel ile kapandı. Böylece evin içine yerküreden negatif enerji dağılımı engellendi. Manyetik olarak tertemiz ve hatta yerküreden insana iyi gelen frekansta yayılan enerjiler ile dolu bir yer oldu. Kireçle sıvadık zemini, ahşabın altı böcekten korunsun diye. Kapı, cam, çerçeve, zemin ve güneş enerjisi sistemi bu pazara kadar biter … Okumaya devam et Yuva

Zincir

Ben etrafı topladıkça evin dağıldığı günlerdendi o gün. Acelem vardı biraz. Evi süpürmek istiyordum ve de yemek hazırlamak. Olmayacağı varsa olmayıveriyor bazen. Senin düzen ihtiyacın tutmuşken evdeki çocuğun dağıtası gelmiş oluyor. Şahane bir oyun kurmuş, hayal dünyasına dalmış buluveriyorsun onu. Derin bir nefes alıp toplamaya devam ediyorsun. Tam o anda fark ediyor seni ve yardıma geliyor bütün tatlılığı ile ama daha çok iş çıkıyor bir şekilde ortaya. “Yapma kızım! Sen bugün lütfen hiçbir şey yapma!” deyiverdim bezginlikle bir an. Sinirle süpürdüm dökülenleri. Bulaşık makinesinin önünde durmuş çatalları yerleştiriyordu çekmeceye. Birkaç saniye sessiz kaldı sonra bana döndü ve “sen bana böyle … Okumaya devam et Zincir

Şifa

Bu sene de değişimlere gebe 2017 gibi belli. Her neye elimi atsam hep şifa ile ilgili. Rastgele çektiğim her hediye, dilek, niyet şifa diyor. Tuhaf… Ama bir o kadar kalbimle, anlamlarımla, hayallerimle ve kendimi ortaya koyma biçimimle uyum içinde bütün olup bitenler. Geçtiğimiz haftasonu para kavramının ardına yüklediğim anlamları temizlemek, alma verme dengemi anlamak, özgürce isteyebilme/verebilme ve bana verileni neşe ile alma/kabul edebilme deneyimine kendimi açabilmek niyetiyle sevgili Emre (@yeniyedogru) ve Burcu’nun (@bolobolo_burcunun_isleri) çağrıda bulunduğu çembere katıldım. Üretimlerimin ve paylaşmak istediklerimin karşılığına dair bambaşka bir felsefeye ihtiyaç duyuyorum çünkü. Sistemin mevcut anlamları, tanımları ve ekonomisi karşılamıyor içimdeki ihtiyacı. Samimiyet istiyorum … Okumaya devam et Şifa

İstifa

Birkaç ay önce karar almış, sosyal medyadaki takipçi halimden istifa etmiş ve hesaplarımı kapatmadan herkesi takipten çıkmıştım. Kolay olmadı bu kararı vermek. Önce dostlarım, sevdiklerim ne hisseder diye düşündüm ve biraz çekindim. Sosyal medyada takipten çıkmak ilişkimi kesmek gibi geliyordu. Sanki artık seni önemsemiyor, sevmiyorum ve hatta ilgilenmiyorum demek oluyordu. Sonra bunun ne kadar tuhaf olduğunu fark ettim ve içimde ilişkilerimi başka biçimlerde güçlendirme arzusu hissettim. Herkesin her an ne yaptığını bilmek zihnimde büyük bir yük oluşturuyordu çünkü. Ya da sadece belli bir konu hakkındaki yazılarını okumak istediğim birinin özel hayatını da görmek. Kendimi yüzlerce insan hakkındaki binlerce bilgiye maruz … Okumaya devam et İstifa

Karanlık Oda

Görmemek, duymamak, hatırlamamak, hissetmemek için açtığımız odalar vardır kendimize içimizde. Duvarları kalın. Ne kapısı vardır ne de anahtarı. Başkalarında da vardır onlardan ve ne zaman anlamaya çalışsak ya da sevgi vermek, sevgi görmek istesek çarparız. Hatırlamak ya da o duygulara temas etmek istemediğimizden öfkemizi olaylara ve kişilere yöneltiriz hemen. Dikkatimizi dağıtırız. Başımıza bir şey geldiğinde kaskatı olur içimiz, o hissizliğin adına güç der, teğet bile geçmedi bize zannederiz yaşananlar. Bu hafta onları yazdım HTHayat’ta. Adı: “Karanlık oda” Geçenlerde sevdiğim biri ile ufak bir tartışma yaşadık. Evdeki bir iş için ondan yardım istedim ve kabul etti. Ben de kendimce önemli başka … Okumaya devam et Karanlık Oda

Pervane

“Işığa uçar bütün pervaneler Ateşe giderken ne şahaneler Dönerek acıyla aşkla şu alemi Yana yana rakseder divaneler” #BirVarmışBirYokmuşDünyaMasalmış Anladım. Su yıkar bedendeki kiri pası da, ateş dönüştürürmüş ruhu ve dünyayı. Nasıl da korkardım ateşten, dünyanın merkezindeki kor çekirdekten ve çöldeki güneşten, henüz hiç yanmadan, yanmayı bilmeden evvel. Oysa şimdi biliyorum ki yaraları iyi edendir ateş. Beni zorlayan, özümle ilişki kurmamı kurmamı engelleyen ne kadar inancım varsa dönüştürendir sevgiye, özgürlüğe doğru. Bu değişimin acısının adıdır yanmak ama karşılığıdır değişmek, anlamak ve yunulmak. Ayağım toprağa her değdiğinde beni dünyanın ateşten çekirdeğine, onu da bana bağlayan kordonu görüyorum şimdi. Korkmuyorum merkezin sıcağından ve … Okumaya devam et Pervane

Eşik

İnsan kıyamaz dokunmaya bir minnacık örümceğin ışıl ışıl parlayan sanatına ama ben kıydım kendi kalbimin üzerine bilmeden örmüş olduğum ağa. Parlayıp göz kamaştırsa da, beni sarıp sarmalasa, korusa ve hatta kendimi o sansam da.. Ellerimle kalbime dokundum bu yıl, geçmişe dönük hikayemi bırakıp kimliksiz kaldığımda. Bırakabilmeyi bilmiyordum aslında ya da mümkünlüğünü. Bu yüzden niyetim bu değildi perdeyi aralarken. Zamanıymış demek; beklemediğim bir anda gitti bütün hikayem. Soluksuz kaldım bir süre. Lohusalığımdan bile zordu. Bocaladım. Ama çok daha kısa sürdü uyanmam şimdiye kadar çektiğim bütün değişim sancılarından.  Öz’ümü gördüm ve ne için burada olduğumu bildim. Bundan gayri o olmaktan başka bir … Okumaya devam et Eşik

Geri Sayım

Aşağıdaki videoda göreceğiniz üzere kızçeler iyice kaynaştılar artık. Boncuk kızı görür görmez etrafını sarıyorlar. Kümesin kompost zeminini haftada bir (bir pazar günü ritüeli olarak 😋) kürüyor ve ikinci videodaki gibi tepecik yapıyoruz. Böylece havalanıyor. Sonra tavuklar eşenelene eşelene onu zemine geri seriyor. Sürekli gıda artığı, talaş, kağıt, saman ile beslenen kompost mis gibi toprak kokmaya devam ediyor. ❤️ Kümes içinde baya baya vakit geçirebiliyoruz yani. Bu defa kağıt olarak benim eski kartvizitlerim de atıldı kompostun içine. İşte şimdi gerçekten işe yaradılar bence. 😇 Arazide yenebilen bir çayır mantarı da bulduk yağmurlarla birlikte. Geriye yumurtayı kırıp yemesi kaldı. Evin duvarları yükseliyor ve … Okumaya devam et Geri Sayım

Anaçlık Hali

Annelik etmeyi ve beslemeyi temsil eder memeler diyor Louise Hay “Tüm Hastalıkların Zihinsel Nedenleri” adlı çalışmasında. Memelerdeki mastit, şişlik, ağrı ve kistleri ise “kendini beslemeyi reddetmek, herkesi kendi önüne geçirmek, aşırı annelik etmek, aşırı korumak ve herkese hükmetme tutumu” olarak yorumluyor. Geçmişime bakıp yorumun gerçekliğine şaşırıyorum. Göğüslerimdeki küçük oluşumları ve dokunduğumda hassasiyet veren ama anlatmakta zorlandığım tuhaf tıkanıklık enerjisini hissettiğimden beri problemin nedeni üzerine düşünüyorum. Ve yine o günlerden beri birbirine benzeyen rüyalar görüyorum. Anne sütü akıyor üzerimden, bütün çevremi sarıyor ama ben gittikçe küçülüyorum. Her yaşta görüyorum kendimi; çocukken, ergenken, anneyken, 50’li yaşlardayken… Ve sahip olduğum her seferinde daha büyük göğüsler … Okumaya devam et Anaçlık Hali

Yardım İste(ye)memek

Lise yıllığıma yazmış bir dostum benim için “sınıfımızın Güzin Ablası” diye. Liseden önce ve sonra da hep öyleydim evet ve hep merak ettim gazete köşelerinde her derde deva olmaya çalışan Güzin Abla’nın da derdini dinleyen var mıdır acaba diye. Benim vardı çok şükür. Gözde vardı. Özgün, Elif, Nazlı, Ece, Yasemin ve Emine… Ama her zaman dert dinleyip çare bulan olmanın zorlukları da oluyor bazı bazı. Eğer başkalarının sana yüklediği “daha olgun” etiketini kabul edersen mesela, bu etiket nedeniyle değerli olduğuna, çevrende kabul gördüğüne, onaylandığına inanıyorsan hatta, o vakit zorlaşıyor başkasından yardım istemek de. Derdini açıp olgunluktan, çocukluğa, “zayıflığa(!)”, “çaresizliğe” gerilemekten … Okumaya devam et Yardım İste(ye)memek